Hoşgeldiniz  

Seviyoruz be İbo’yu!

Ceren Atasoy | 10 Şubat 2018 | Köşe Yazıları


Ceren Atasoy
cesoyrenata@gmail.com

Kişinin sanatçı olduğuna karar veren merciler değişirse ya da yozlaşırsa ne olur? Sanatın ve sanatçının tanımı değişir mi yoksa ‘asıl’ sanat ve sanatçı bir yerlerde var olmaya devam mı eder? Etti diyelim, sayıları azalan bu kitle, çoğunluğun giderek küçümsediği ya da saldırganlaştığı bir gruba mı dönüşür? Yoksa bu global bir devlet politikası mıdır? Amaç, sanat üç beş tane elitin elinde dursun diğerleri de pasta yesin midir?

Sanatçı doktor ya da mühendis gibi diploma esaslı bir iş yapmaz. Doktor tıp fakültesinden mezun olur, artık doktordur. Keza mühendis de mezuniyet sonrası rahatlıkla mühendis olduğunu dile getirebilir. Ancak her güzel sanatlar fakültesi mezunu okulunu bitirir bitirmez, ne iş yapıyorsun sorusuna ‘sanatçıyım’ cevabını vermez, veremez çünkü o diplomaya bakan bir unvan değildir. Alaylı olup sanat üreten onlarca kişi olduğu gibi okullu olup üretemeyen de onlarcası vardır. Sanatçı unvanını size başkaları verir. İşte tam da bu noktada o başkalarının kim olduğu o kadar önemlidir ki!

Sanatı ya da sanatçıyı nasıl olması gerektiği konusunda manipüle eden yayın organları kanımca, toplum  ve tabii ki sanat için en büyük tehdit olma niteliğindeler. Ne yapıyor bu oluşumlar? Öncelikle yeni bir sanat ve sanatçı algısı oturtmaya çalışıyorlar. Bütün büyük tv kanalları ya da gazeteler, ünlü sanatçı/ yetenekli sanatçı/ genç sanatçı gibi unvanlarla bir çok ismi, biz reddetsek bile, bilinçaltımıza ‘bu da sanatçı’ şeklinde pompalıyor.  Tabii bu dayatmanın altında sanatçının duruşunun da, bir sanatçının nasıl davranması gerektiğinin de inceden altı çiziliyor. Sonra gün geliyor bir kadıncağız ya da bir adamcağız ‘piyasa’ koşullarında var olmaya çalışırken, daha büyük dilimlerin peşinde koşarken, gerçekten sanat ürettiğine ikna oluyor. Bu sefer de  kendisi, ‘biz sanatçılar…’lı cümleler kurmaya başlıyor. Peki muhalif, özgür, özgün, üretken, entelektüel sanatçılar ne oluyor? Haliyle halktan kopuyor. Çünkü halkın hap sanatçı bilgisi halkı mutlu ediyor, halka yetiyor, daha da acısı halkı oyalıyor.

Son dönemde bolca artan distopya dizileri, filmleri aslında bizi karanlık bir geleceğe hazırlıyor. Ya, ne yap ne et zengin ol, kurtuluş parada diyor ya da seni böcek gibi ezecekler… Bir de mahallece saç tarayalım diyen komedi ve eğlence içerikli yayınlar var sağ olsunlar, onlar da da neşemize neşe katıyor. Komedi filmleri ise başı sıkışan her yapımcının ekmek kapısı, iyiyse  de kötüyse de gişe rekorları kırıyor. Şu an bir sokak röportajında, Türkiye’nin en önemli sanatçılarından 3 tanesini sayar mısınız sorusuna verilebilecek cevapları hepimiz az çok tahmin edebiliriz. Yani bizim de beynimiz bu oyunun bir parçası olmaya aday. ‘Ne alakası var canım, toplumu ve gidişatı çok iyi analiz ettiğimizden biliyoruz’ diyenleri duyar gibiyim. O zaman şöyle sorayım; (ilk üçte kesin vardır diye düşündüğümden) sizce İbrahim Tatlıses sanatçı mıdır? Düşündünüz di mi? Sanatçıdır belki de… Adamın sesi inanılmaz. Bazı şarkıları var ki an gelmiş, hepimizi etkilemiş… Eee filmleri de var o kadar… Sözünü bestesini yaptığı eserleri… Sanatçı mıdır? Ayrıca ibo’ya gelene kadar kimlere kimlere sanatçı deniyor öyle di mi?

Seviyoruz be ibo’yu! Ya işte, böyle böyle…

670 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle