Hoşgeldiniz  

Ressam Hikmet Çetinkaya ile Sanatta Bakış..

admin | 11 Mart 2017 | Röportajlar A- A+

Sanat da sanatçı da sonsuz soru döngüsünde zamanla anlaşılmayı ve kendini anlatmayı başarır. Ünlü ressam Hikmet Çetinkaya kendisiyle yapılan sayısız röportajda onlarca soru cevaplamış olsa da şimdi soru sorma sırası bizde…

Biz Piece of Art PR&Gallery olarak, Türkiye’de de ve dünyada sanat, Çetinkaya’nın gelincikli hayalleri, bizim dünyanın gerçekleri ve ileriye dönük projeler hakkında Hikmet Çetinkaya’ya, sordukça sorduk, o da sağolsun, keyifle cevapladı.

Günsu Saraçoğlu: Hikmet Çetinkaya denildiğinde ilk akla gelen şey gelincik oluyor, oldukça klasik bir soru ama şu gelincik meselesini bir netleştirelim. Neden gelinciklere olan aşkınız bu denli büyük?

Hikmet Çetinkaya: İlk olarak gelincik yapmaya başlamam, yıllar önce yağmur resimleri yaptığım döneme dayanır. O resimleri yaparken yağmurun altında kırmızı bir obje olsun diye gelinciği çalıştım. Bu çok beğenildi ve yurtdışından çağrı aldım. Dediler ki gelinciği farkı ve özgün bir şekilde çalıştığınız için sizi davet ettik. O günden sonra bunu değerlendirmeye karar verdim. Bu bir arz talep meselesi. Gelincikleri insanın hayatına benzetiyorum biraz. Dünü vardır, bugünü vardır. Yaşamıştır, yaşıyordur. Fakat yarını belli değildir. Her şey bugün, içinde bulunduğumuz “an”’dır. Nefes almanın, bir şeyi yiyebilmenin, yürüyebilmenin, görebilmenin, mutlu huzurlu bir uykudan sonra heyecanla uyanabilmenin keyfini yaşamalıyız. Çünkü yarın böyle olmayabilir. Her şeyin sonu vardır. Son yediğimiz yemek, son giydiğimiz giysi, son kez baktığımız insan, kim dersiniz. Bu son gelmeden, içinde bulunduğumuz yaşamımızdaki bize ait olan zenginliklerin farkına varalım. Biz bir organımızı, sevdiğimiz kişiyi, bir eşyamızı kaybedince onun değerini anlıyoruz. Önemli olan ona sahipken değerini, bilebilmektir. Bana göre gelincik değer bilmektir, kadir kıymet bilmektir. Unutmamaktır, sevmektir, hatırlamaktır. Gelincik yürek saflığını, temizliğini temsil eder. Güzel bakmak, güzel görmektir. Gelincik yaşadığımız anın kıymetini, değerini bilmektir. Benim gelinciğe borcum var, onun sayesinde dünyayı dolaştım, ben onu bir yere getirdim, o da beni…

Dilşad Atasoy: Eserlerinizde hep gelincik olmasına rağmen, hepsi birbirinden farklı etkiler bırakıyor insanda. Bunu nasıl başarıyorsunuz ?

H.Ç.: Bunun nedeni bana ait olması ve özgünlük… Bir sanatçı her konuda eser verebilmeli, her türden malzeme kullanımına açık olmalıdır. Ancak zaman içerisinde çalışmaları, araştırmaları, sanatçıyı bir yola sokar. Yani bir konuda uzmanlaşır, özgünlüğü yakalar. Türkiye’de ve dünyada ünlü sanatçıları incelediğinizde görüleceksiniz ki, bir konuda özgünleşen, o konuda en iyi ürünü veren sanatçı evrenselliği yakalamıştır. Özgünlük önemlidir, taklit, kopya, esinlenme, etkilenme türünden çalışmalarla hiçbir yere varılmaz.

G.S.: Sizin bir eserinizle nerede karşılaşırsak karşılaşalım işte bu Hikmet Çetinkaya tablosu diyebiliyoruz. Bu bir sanatçı için imza niteliğinde. Bu anlamda tarzıyla, üslubuyla kendi imzasını atmaya çalışan genç sanatçılar için sizden bir kaç öneri alsak.

H.Ç.:  Monet, Fransızların ve Empresyonizmin en önemli sanatçılarıdan biridir. Yaklaşık 70 yıllık sanat hayatının 45 yılını nilüferler yaparak geçirmiştir. 1976 yılında fırçayı elime aldım, resim yapmaya başladım. Kesintisiz 2017 yılına kadar 41 yıl resim yaptım. Fransızların yine bir sözü vardır, “Her şeyin bir şeyini, bir şeyin de her şeyini çok iyi yapacaksın”. Bir sanatçı her objeyi her konuyu çalışmalı, ancak bir konuda en iyisi olmalıdır. Bir müzisyen her müzik aletini çalmalı ancak bir enstrümanı en iyi çalmalıdır. Dünyanın her ülkesinde sergi açabiliyor, koleksiyonlara eser verebiliyorsam, her konuda değil ama bir konuda çok iyi olmam gerek. Bu da çok kolay değil, derin bir araştırma, sürekli ve sabırlı bir çalışmayla özgün eserler üreterek mümkündür.

D.A.: Bir Türk sanatçı olarak Türkiye, sizin sanatınıza ve hayallerinize ne kadar destek oluyor?

H.Ç.: Türkiye çok sevdiğimiz, canımızı vermekten çekinmeyeceğimiz , bizim ülkemiz. Atatürk’ün değerini bilemiyoruz, ilkelerine sahip çıkamıyoruz. Hepimiz darbelerin, kavganın ve terörün çocuklarıyız. Toplumun sanata ve sanatçıya bakışı açısından beklentilerimize cevap bulamadığımız bir gerçek. Maalesef toplumumuzda durum bu işte, bunu değiştiremiyoruz. Okumuyoruz, bilime ve sanata fazla gereksinim duymuyoruz. Çok fazla kaderciyiz, sorgulamıyoruz, magazinsel şeylerden hoşlanıyoruz. Bu durumda doğaldır ki beklentilerimi, sanatsal düşüncelerimi, projelerimi, bir Türk Sanatçısı kimliğimle yurt dışında gerçekleştiriyorum.

G.S.: Sanat sanat için mi toplum için mi tartışmaları bir yerlerde süredursun, Hikmet Çetinkaya sanatı kendisi için yapan sanatçılardan, yanılıyorsam düzeltin ancak söyleminizin bu yönde olduğunu hatırlıyorum. Kendinizi ifade etmek için yaptığınız eserleriniz çok sayıda insanın duvarını süslüyor. Bu kadar öznel ve mahrem bir şeyin paylaşımı ne kadar zorlayıcı oluyor sizin için?

H.Ç.: Tamamen kendim için, kendimi ifade etmek için resim yapıyorum. Derdimi, sıkıntımı, sevincimi resim yaparak anlatmaya çalışıyorum. Toplumun her şeyi beni ilgilendiriyor tabii ki, ben buna karşı ifade yöntemi olarak sanatı seçtim. Çok çalışıyorum, çok proje üretiyorum. Her gün rutin olarak sekiz, on saat çalışıyorum. Bu kadar çok emek verince bu eserlerin insanların evlerine girmesi çok mutlu ediyor beni. Çabalarımın boşa gitmediğini görüyorum böylece. Ve sanatseverlerle duygu paylaşımı yaşıyorum.

D.A.: Türkiye’de sanat halka ne kadar ulaşıyor sizce ?

H.Ç.: Maalesef ulaşamıyor. Geçim derdi olan insan sanatı düşünemez elbette. Yapılan bir ankette orijinal sanat eseri, ihtiyaç listesi içinde 235. sırada yer alıyor. Galeri gezen insanların profiline bir bakın, kültürel ve ekonomik düzeyi yüksek kesimle karşılaşırsınız genellikle. İnsanları birleştiren acılarıdır, isyanlarıdır, yaşanmışlıklarıdır. Ama sanat halk için hep ulaşılamayan, anlaşılamayan bir şey olmuştur. Çünkü başka dertleri, kaygıları, başka öncelikleri vardır. Bir de galeriler daha çok ismi marka olmuş, imzası değerli sanatçıların eserlerini sergilemek istiyorlar. Bununla da belli bir kesim ilgileniyor ancak.

G.S.: Siz sıklıkla workshop yapıyor, izleyicilerin de performansınızı izlemesi için ortam hazırlıyorsunuz. Bunun çok önemli ve gerekli bir eğitim çalışması olduğunu düşünüyorum. Bu konuda neler söylemek istersiniz.

H.Ç.: Olması gerekeni yapıyorum. İnsanlar sanat galerilerine gitmiyor, sergileri gezmek için vakit ayırmıyorsa, o zaman ben onların ayaklarına giderim. İnsanlar, genellikle AVM’lerde vakit geçirmeyi seviyor. Ben de şövalemi, boyalarımı fırçalarımı alıp gidiyorum AVM’lere, halkın arasında resimlerimi yapıyorum. Genellikle insanlar uzaktan bakmayı tercih ediyor. Onları yanıma çağırıyorum, ellerine fırça veriyorum, tuvale bir fırça vurmasını istiyorum. Zamanla insanlar çok sevdi bunu, hoşlarına gitti, ilgilendiler. Fakat sanat camiası tepki gösterdi, “Sanatı ayağa düşürüyormuşum, basite indirgiyormuşum, sanatın gizemliliğini kaybettiriyormuşum”. Sanatın zor ve ulaşılmaz olma durumunu, herkes yapabilir diye basitleştirmişim. Şu kesin ki, toplum önünde resim yapmak kolay değildir. Herkes yapamaz, yapmaz, tercih etmez. Ben bunu göze aldım ve tuttu. İlgi odağı oldu. Zamanla biz bunu geliştirdik. Televizyon programları ve geniş kitlelere söyleşiler şeklinde devam etti. Amerika’dan, Çin’e kadar, Avustralya’ya, Kanada’ya dünyanın birçok ülkesinde canlı performanslarım oldu, hala da devam etmekteyim. 2017 yılı içerisinde Malta, Bulgaristan ve Kanada’da etkinliklerim olacak.

Piece of Art olarak, bize vakit ayırıp bu keyifli söyleşiyi yapabilme şansı verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Hızınıza, çalışkanlığınıza, enerjinize yetişmek mümkün değil. Dileriz ülkemizi dünyaya tanıttığınız çalışmalarınız artarak devam eder. Müzelerde daha çok eserinizle yer alısınız. Üreterek geçireceğiniz uzun yıllar ve başarılar diliyoruz size…

“Beyaz Tuval”

Ressam Hikmet Çetinkaya

Yayın Tarihi: 10.03.2017

İlgili Yayın Linki: https://www.youtube.com/watch?v=IeJYyU0goLk

 

 

 

 

 

 

 

334 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle