Hoşgeldiniz  

PİCASSO’NUN AŞKLARI – 3. Bölüm

Bedri Karayağmurlar | 22 Mayıs 2018 | Genel Haberler, Köşe Yazıları


Bedri Karayağmurlar
karayagmurlar@gmail.com

Hayatındaki kadınlar ile  çalışmaları arasındaki ilişki:

Resimlerde tanımlayamadığımız, ya da sözü edilmeyen, kayda geçmemiş olanlar kaç kadındır bilmiyoruz. Picasso’nun hayatındaki bütün kadınları şöyle sıralayabiliriz:

Fernande Olivier, (1881-1966)- 7 yıl birlikte (1904-1912); Daha çok Eva Gouel, adı ile tanınan Marcelle Humbert, 1912-1915 (1885-1915); Olga Khokhlova, (1891-1955);10 yıl birlikte yaşadığı ilk eşi(1917-1927); Marie-Thérèse Walter, (1909-1977). 9 yıl birlikte (1927-1936); Dora Maar, (1907 -1997) 8 yıl birlikte. (1936-1944); Françoise, Gilot, (1921 – ). 8 yıl birlikte (1943-1951); Genevieve Laporte, (1927 -). 2 yıl birlikte (1951-1953); Jacqueline Roque, (1926 -1986). 20 yıl birlikte (1953-1973). İkinci evliliği yaptığı eşi.

Her sanatçı, kendisi ve çevresi ile hesaplaşarak üretir. Yapıtlarda izlediğimiz anlatım, sanatçının itirafları ya da itiraf etmekten çekindikleridir. Sanatçı içe ya da dışa yönelir.   Picasso,  yapıtlarında sunduğu itirafları ile samimi olmanın iyi örneklerini oluşturur. Kadınlarla ilgisinde saklayacağı bir şey de yoktur. Hele günümüzün dünyasında, cinselliğin apaçık sanatın temel ilgi alanı olmasında Picasso’nun etkisi var mıdır bilinmez ama sözü geçen çalışmaların yanında onunkiler alçakgönüllü sayılır.

Hayatında yer alan bütün kadınlar onun resimlerine hem ilham verdiler hem de modeli oldular.  “Picasso’nun tüm yaşamı “kadın” ve “cinsel aşk” üzerine odaklanmıştır. Davranışı ister iyi, ister kötü; zaman zaman uysal, çekingen, zaman zaman da hırçın, sadık olsun, onun amacı kadındır.(…) Ona göre, her yaratık ‘yarı kadın-yarı erkek’tir. Picasso’da kadın, erkeksi yanları ağır basan bir otoriteye temellenmiştir. Bu maternal imaj zaman zaman okşayıcı, kucaklayıcı, zaman zaman da reddedici, tahrip edici, parlayıcı bir yapı sergiler. Bütün bu çelişik duygular Picasso’nun eserlerinde yankılanacaktır.” (N. Samurçay)

Sanatçı olarak görülen, görsel sanatlar alanında üretim yapan kişilerin çoğunun yaratıcı içtepiden yoksun, teknik sunumlar yapıtları ya da aynı biçim ve kompozisyonları tekrarlayarak, bildikleri tekniklerle sundukları bilinir. Başkalarından gizlice aktarılmış çok sayıda kompozisyonla da sıkça karşılaşabilirsiniz. Oysa Picasso, bütün hayatı boyunca, sanatın kaynaklarından ve doğadan yararlanarak özgün ve serüveni olan cesur bir dil yaratmayı başarmıştır. Bu bağlamda, kadınların etkisi ile yaşadıkları, onun yaratıcı dehasını besledi.

Jacklin Roque

“Picasso bir anlatım biçiminde uzun süre duramayan, sürekli yeni olanaklar arayan bir sanatçıydı. Yeni bir şeyin kokusunu aldığında, kendisiyle çelişme pahasına da olsa, hemen el atıyor, halihazırdaki yöntemini değiştiriyordu. Aynı şekilde, eşlerini (Olga Koklova ve Jacqueline Roque) ve sevgililerini de ( Fernande Olivier, Eva Gouel, Dora Maar ve Fraçoise Gilot)  sürekli değiştiren, yalnızlık çeken huzursuz bir insandı.” (Sibel Almelek, s.67)

Kadınlarla ilişkisinde, acı çektiği gibi acı çekilmesine de neden oldu. Picasso’nun 13.000’den fazla resim, 100.000 baskı, 34.000 kitap resmi, 300 heykel, çok sayıda seramik ve desen ürettiği,  şiir ve tiyatro ile ilgilendiği düşünüldüğünde,  bu hayatın sıradan bir hayat olmadığı ortadadır.  Bu yüksek yaratıcı gücün,  dümdüz bir hayat yaşaması düşünülmez. Onun sanat tarihine etkisi azalmadan sürecek bir ışıktır.

“Etkileri bir kaç yaralı kadından daha derindedir. Picasso’nun eşleri ve metresleri trajik sonlar yaşadılar: Marie-Thérèse Walter kendini astı; Jacqueline Roque kendini vurdu; Dora Maar çok sinirliydi, tedavisi için şok uygulandı ve sonunda inzivaya çekilerek yalnız başına öldü. Kadınlar, Picasso’nun kişilik ve dehasından zarar görmediler aynı zamanda onun sanatının oluşturucuları oldular.” (Joel Carter)

İnsanlığa bıraktığı mirasın büyüklüğü düşünüldüğünde, haksızlık yapmadan yeniden ve  saygıyla değerlendirilmeyi hak ediyor kanısındayız.

 

_________________________

 

  1. Bedri Karayağmurlar, Yaratıcılık ve Eğitim” DEÜ Sosyal Bilimlr Enstitüsü Yüksek Lisan Tezi, İzmir 1990, s.153
  2. Frank Elgar, Picasso, Achevé Dimprimer, 1974 Milan
  3. İgor Bobrisof ,”Picasso, Un Génie Grâce Aux Femmes ?” http://www.psychanalysemagazine.com/psychobiographie_pablo_picasso_genie_grace_aux_femmes.htm
  4. Jean Paul Weber, Sanat Psikolojisi, Çev: İlhan Cem Erseven,Ürürn Yayınları, Ankara 1995 s.75
  5. Joe CarterPicasso’s Grenades”, February 23, 2011, http://www.firstthings.com/onthesquare/2011/02/picassorsquos-grenades/joe-carter
  6. John Berger, Picasso’nun Başarısı ve Başarısızlığı, Metis Yayınları, İstanbul 2010, s165
  7. Neriman Samurçay, “Psîkanalitik Açıdan Pablo Picasso” , http://www.gorselsanatlar.org/insanin-sanatsal-gelisimi/psikanalitik-acidan-pablo-picasso/
  8. Önder Şenyapılı, Ressamlar ve Kadınları, Metu Press, 2003 Ankara
  9. Roger Garaudy, Gerçekçilik Açısından Picasso, Çev: Mehmet Doğan, Hür Yayınevi Araştırma Dizisi, 1966 İstanbul, s 21 ( daha sonra Picasso, s j pers, Kafka adıyla aynı metin yayınlandı.)
  10. Serol teber, Picasso, Kavram yayınları, 1999 İstanbul
  11. Sibel Almelek, 20. Yüzyıl Batı Resim Sanatında Aşk Olgusu, Orion Yayınları, 2008 İstanbul, s 67

 

 

354 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle