Hoşgeldiniz  

“ Mona Lisa’nın Şöhreti “

Dilşad Atasoy | 03 Nisan 2017 | Köşe Yazıları


Dilşad Atasoy
dilsadatasoy@gmail.com

Dünyanın en tanınmış eserlerinden biri, hiç şüphesiz ki Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa isimli tablosudur. Bu şöhretin bedeli olarak da dünyada en çok taklidi yapılan eserlerden biridir elbette. Tablodaki kadının kimliği, gizemi, gülüşü, günümüzde hala tartışılmakta, resimde mesajlar ve şifreler aranmaktadır.

İtalyan Ulusal kültür Mirası Komitesi tabloyu yüksek çözünürlükte fotoğraflar halinde büyütmüş. Yapılan incelemeler sonucunda Mona Lisa’nın gözlerinde numara ve sembollerin olduğu ortaya çıkarılmıştır. Üstünde en çok araştırma yapılan, en çok yazılan ve tartışılan eser olma özelliğini hala korumakta olan bu eser sanatçı tarafından 1503-1506 yılları arasında yapılmıştır. Ancak tablo, bittiğinde ve sergilendiğinde değil, 1911 yılında çalındıktan sonra ünlenmiştir.

Louvre Müzesi’nde sergilenen tablo, çalınana kadar Da Vinci’nin eserlerinden biriyken, çalındıktan sonra dünyanın en popüler tablosuna dönüşmüştür. Öyle ki birbirinden değerli eserlerin yer aldığı Louvre Müzesi’ne yalnızca Mona Lisa’yı görmek için giden bir turist kitlesinden söz etmek mümkündür. Louvre’da çalışan Peruggia tarafından çalınan tablo, üstünden ancak 24 saat geçtikten fark edilebilmiştir. Ertesi gün müze polisler tarafından kuşatılmış, basın mensupları, basın toplantıları derken gazetelerin birinci sayfalarında artık sadece bu konudan söz edilmeye başlanmıştır. Kaçırıldıktan hemen sonra tam 60 bin kişinin Louvre Müzesi’ne akın ettiği söylenmekte ve hatta insanların artık Louvre’a Mona Lisa’nın boş duvarını görmek için gelmeye başladığı bir dönem olmuştur. Franz Kafka’nın bile hırsızlıktan kısa bir süre sonra Paris’e gelip boş duvarı görmek için sıraya girdiği bilinmektedir.


Tablonun hırsızı Peruggia tabloyu 2 yıl boyunca evinde saklamış, daha sonra bir galeriye satmak isterken ihbar üzerine yakalanmış. Tablo bulunduktan sonra İtalya’da birçok yerde sergilenmiş ve daha sonra Louvre’a geri getirilmiştir. Yani Mona Lisa’nın hırsızı sadece tablonun tanınmasını artırmakla kalmamış ayrıca onu dünyanın en değerli tablolarından biri haline getirmiştir. Resim o kadar meşhur olmuştur. O kadar çok görmek isteyen vardır ki, New York’da sergilendiğinde resmin karşısında en fazla 3 dakika, Japonya’da ise sadece 10 saniye durma izni verilmiştir.

Bunu Türkiye’deki tarihi  bir mekanın bir diziyle birlikte meşhur olmasının ardından, insanların akın akın oraya gitmesine, hatta turistik turlar düzenlenmesine benzetmek yanlış olmaz sanırım. Leonardo Da Vinci’nin ne kadar büyük bir sanatçı olduğu tartışılmaz bir gerçek olmakla birlikte, insanların sanatı algılayışı açısından düşünüldüğünde, sanatı değerli kılan kriterler arasında popülarite ve entrika da var mıdır diye sormadan edemiyor insan.

 

165 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle