İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

KÜLTÜR VE TURİZM- BAKANLIK -SANAT?!

 

İçinde bulunduğumuz coğrafyanın geçmiş kültürlerine ve arkeolojisine bakınca nereye elimizi atsak çağlayanlar gibi on binlerce yıllık tarihten kalıntılarla karşılaştığımızda tüylerimizi ürperterek akli melekelerimizin bizleri onlarca soru ile karşı karşıya bırakması kaçınılmaz.

En son kamuoyu ile  paylaşılan İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan M.S. 5 yy Roma dönemine ait olduğu düşünülen mozaiklerle karşılaştık…

Türkiye’nin hangi ilinde tarihi bir kalıntıya rastlanamaz? Bu olasılık var mı? onu bilemiyorum; ancak bildiğimiz bir gerçek var ki doğudan, batıya, kuzeyden, güneye… her köşesinde tarihten izler bulunan, üç tarafı denizlerle çevrili, dört mevsimi bir arada yaşatabilen, doğuda kayak yaparken birkaç saatlik mesafede güney sahillerinde denize girip yüzebilme -deniz-kayak turizmi imkanı sunan, aynı zamanda zengin kültür birikimi ile keşfedilmeyi ve çağımız insanına sunulabilecek her biri kendi içinde binlerce zenginliği ve alt başlıkları barındıran bir kültür hazinesinin olduğu coğrafyada tüm bu birikimlerin-zenginliklerin, “KÜLTÜR-SANAT-TURİZM” tek bir BAKANLIĞA teslim edilmiş olması ne büyük talihsizlik!

Zeytinburnu- Roma dönemine ait olduğu düşünülen mozaik / 2020

Dünyanın en yetenekli, en çalışkan, en disiplinli, en üretken; en, en, en insanına da bu görev teslim edilse bunca derin ve zengin bir oluşuma hak ettiği düzeyde hizmet edebilmesi mümkün mü?

Gün sadece 24 saat 24 saatin sadece 4 saatini uyku ile geçirse bile kalan 20 saat bunca sorumluluğa yanıt vermeye kafi gelemez. Aynı bakanlıktan; tüm sanat disiplinleri, biz sanatçılar, sanat insanları/kurumları, antik ören yerleri, arkeoloji dünyası/Turizm sektörü/oteller-deniz-hava-kara-yaz-kış  turizmi… hepimizin kendi disiplinimizin gerekliliğine ilişkin sorunlarımız ve çözüm beklentilerimiz mevcut.

Bakanlığımızın adı: TÜRKİYE CUMHURİYETİ KÜLTÜR VE TURIZM BAKANLIĞI

Kültür kavramının genel tanımına bakalım: “Kültür, toplumların kendilerine özgü olan ve gelecek nesillere aktardıkları maddi veya manevi her şey.

İnsana ilişkin bir kavram olarak kültür, tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemidir. Bir grup insanın bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inançlar ve adetler sistemidir.”

2006 bağ-lan-tı-lar-ımız ahşap üzerine k.t 100×100 cm Fazilet Kendirci

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ise, kültür (ekin, eski dilde hars) kavramının tanımı şu şekildedir:

“Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.„

Sosyolojik olarak, kültür bizi saran, insanlardan öğrendiğimiz toplumsal mirastır. Kültürün oluşmasında iki süreç vardır; birinci süreçte insan pasif ve alıcı konumdadır. Belli bir coğrafi çevrede yaşıyor, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada gideriyordur. Doğayla kurulan bu öncül ilişki, yani ihtiyaçları doğrultusunda edindiği bilgi, dili, davranışları ve maddi üretim ve tüketim aletleri kültürün yaratılmasında birinci aşama olarak karşımıza çıkar. İkinci aşamada ise insan alıcı konumdan çıkar ve üretmeye başlar; yani yaşadığı çevreye etkin ve aktif bir güç olarak katılır. Bu süreç ilk aletlerin yaratılmasıyla sınırlı olarak başlayıp Neolitik Çağ’la birlikte hız kazanmıştır. Kültür birikimle birlikte ivmesi artan bir toplumsal yapı bileşenidir. Giderek her nesil miras aldığı kültüre maddi ve manevi bir katkı yapar ve onu kendinden sonrakilere miras bırakır.

Bireyler için ise yargılama, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenme ve tecrübeler yoluyla geliştirilmiş olan biçimine o kişinin kültürü denir. Bireyin edindiği bilgileri anlatmak için de kültür sözcüğü kullanılır.

Kültürler kavramı: Kültürler, kültür kavramına ilişkin olarak bir sıfat halini ifade etmektedir. Tek başına kullanıldığında kültür, aşağı yukarı insan yaşamının tümünü ifade eder. Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.

Kültürel Süreçler : Kültürlenme, Kültürleşme, Kültürel yayılma, Kültür şoku, Kültürel asimilasyon”

TURİZM:Turizm ya da gezim, dinlenmek, eğlenmek, görmek ve tanımak gibi amaçlarla yapılan geziler ve bir ülkeye veya bir bölgeye gezmen (turist) çekmek için alınan ekonomik, kültürel, teknik önlemlerin, yapılan çalışmaların tümüdür.”

SANAT: Sanatın genel bir tanımı zor olsa da, her dönemde her sanatçıya  özgü çok geniş tanımlamayı bünyesinde barındırır.

Ülkemizin tarihten gelen derin mirası;  yüz ölçümü, nüfusu, kültür birikimleri, mimari yapıları, sanatı, coğrafi koşulları; sahil-deniz, kara turizmi, dağcılık,hava sporları turizmi, kayak turizmi, tarih-arkeoloji turizmi… dikkate alındığında her birinin  başlı başına ele alınması, her birinin ayrı yönetmelikleri…Bugünün sorunlarına ivedilikle liyakatli isimlerle çözüm bulunması ve bugünü de yarına  verimlilikle teslim edilmesi gereken birçok sorumlulukların-yükümlülüklerin olduğu aşikar.

Kültürel birikimi; tarihi, turizmi ve sanatı her birini ele almaya, anlamaya ve anlatmaya  kalksak ortaya sayfalarca makale başlıkları, alt başlıklar çıkıyor.

Hal böyle iken; dünyanın yüz ölçümü sıralamasında 36. Sırada yer alan, 83 milyon 154 bin 997 insanı barındıran bir ülke olarak (Türkiye’nin yüz ölçümü 814.578 km2 karasal alan: 769.632 km2  su:13.930 km2) KÜLTÜR-TURİZM-SANAT disiplinlerini aynı bakanlığa teslim etmiş ve tüm bu alanlardaki sorunlara çözüm üretilmesini bekliyoruz… Nasıl olacak? Örnek; Türkiye  11,562,419 nüfusu olan bir Belçika değil…

Ayrıca; Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı web sayfasında paylaşılan kayıtlardan edindiğimiz bilgiler ışığında 25.11.1957 den 2020 günümüze kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, isim değişikliği/bakanlıkların birleştirilmesi/ayrılması (on binlerce yıllık tarihe sahibiz bakanlığımızın adının ne olması gerektiğine bile bir türlü karar verememişiz. Ne vahim!) gibi durumlar söz konusu olsa da KÜLTÜR-TURİZM VE SANAT için 74 Bakanın görev aldığı 63 yılda sadece üç  Kadın Bakan ile karşılaşıyoruz.

1: Hayriye Ayşe Nermin Neftçi,  Kültür Bakanı, görev süresi: 17 Kasım 1974-31 Mart 1975 (4,5 ay)

2: Işılay Saygın, Turizm Bakanı, görev süresi: 6 Mart 1996 – 28 Haziran 1996 (4 ay)

3: Güldal Akşit, Turizm Bakanı, görev süresi: 18 Kasım 2002 – 29 Eylül 2003 (10,5 ay)

Diğer 71 Bakan, hepsi erkek, oldukça önemli bir başka ayrıntı ise maalesef bazı bakanların 20-25 gün bazılarının ise sadece birkaç ay ve bir iki yıl gibi süreçlerde görev alıyor olması oldukça düşündürücü.

Kültür Bakanlığımızda göreve gelen, sorumluluklarını  hakkı ile yerine getirmeye, kaynak bulmaya, sorunlara çözüm üretmeye çalışan,artık aramızda da olmayan saygı ile andığımız değerli isimlerin yanı sıra, maalesef liyakati olmayan isimlerde göreve atanmış. Oysa bu kutsal görevi kabul eden herkesin farklı görüşte olan siyasi kimliklerini bir tarafa bırakarak gerçekten sadece ülkenin muazzam kültür mirasına, sanatına, turizmine ivme kazandırabilmek için sürdürülebilir bir çalışma programı ile çalışarak, partiler üstü kültür ve sanat politikası geliştirmesini  kendilerinden sonra kim gelirse gelsin, programın sekteye uğramadan devamını sağlayacak şekilde çalışma disiplini olmasını dilerdik…  maalesef her zaman öyle olmamış. Siyasi çıkarlar doğrultusunda kadrolaşma ve işin ehli olmayan isimlere de bu önemli görev teslim edilmiş.

Bizler; sanatçılar ve sanat aktörleri kendi disiplinimizde karşılaştığımız sorunlara aradığımız yanıtlar, kamusal alanda sanatın var olması, kamu ile paylaşmak istediğimiz sanatı ve sanat tarihini,  evrensel ölçekte düşündüğümüz sanatı ve sanat üretimlerimizin meselelerini yerel, ulusal ve uluslararası ölçekte kimlerle çözüme ulaştıracağız? Hemen her gün sosyal medyada paylaşılan ülkemizin her köşesinden tarihi dokuyu hiç eden “talan” haberleri; kimi kez antik bir kalıntıya musluk takılmış görürüz, kimi kez benzer yaklaşımlar…bu bilinçsizlik ve kontrolsüzlük haberlerini derin üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz. Binlerce yıldır bize kadar kısmen de olsa gelen eşsiz zenginlikler bizlere emanet, bizler bu emanetleri aslına zarar vermeden bir sonraki kuşaklara teslim edemeyecek isek… Kültürel zenginlikten nasıl konuşabiliriz?

KARİYE MÜZESİ 2020

Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan 536 yılında yapıldığı düşünülen Kariye müzesinin son hali.

…Klişeleşmiş, içi boşaltılmış veya çarpıtılmış “Gelişmiş Ülkeler” cümlesini itina ile kullanarak sormak isterim ki söz konusu olabilecek bu ülkelerin kamuya açık alan-meydanlarındaki sanat eserlerinin var oluşu, korunması, yaşamın içinde nasıl koşullandırıldığını bu öğretinin toplum nezdinde sıradan bir saygı niteliğinde sürdürülüyor olması, sanatın ve sanatçının destekleniyor olmasına karşılık, bizler sanatçıları ve sanat eserlerini kamuya açık alanlarda ki eserlerin farkındalığını nasıl oluşturamadık?

“bağ-lan-tı-lar-ımız” 2006, ahşap üzerine karışık teknik, 100×140 cm, Fazilet Kendirci

Kamusal alanlarda ki bir sanat yapıtının çevresinde ne/ne kadar mesafede yer alabilir? Tabelalar, restorasyon, düzenleme, vb… nasıl yapılır? İzin alınır mı- verilir mi? Biliyor muyuz? Her disiplindeki sanat emekçilerinin ve sanatçıların, sanat merkezlerinin yaşam standartları günümüz koşullarına göre ele alınabiliyor mu? Bu parametrelerin toplumun kalkınmasına, toplumun yaşam standartlarının yükseltilmesine sağlayacağı katkıdan haberdar mıyız? Bu “eğitim” meselesi kimlerin görevi olmalı-olabilmeli-ydi? Sanatçının? Akademisyenin? Sanat aktörlerinin? Siyasi otoritelerin mi?

….

T.C. Bakanlık sayfasındaki verileri, 1922’den 2003’e kadar olan süreci ve 1957’den 2020 ye kadar görev almış sayın bakanlarımızı ve görev süreçlerini aşağıdasizlerle paylaşıyorum:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ KÜLTÜR BAKANLIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜN KURULUŞ VE TARİHÇESİ

“”  “Tedrisati Aliye” yoluyla yürütülen müzecilik faaliyetleri, 1922 yılında “Asar-ı Atika ve Müzeler” adıyla teşkilatlanmış müdürlükçe yürütülmeye başlanmıştır.

1933 tarihinde “Maarif Vekâleti Merkez ve Taşra Teşkilatı Vazifelerine Ait Kanun” ile teşkilat, “Antikiteler ve Müzeler Direktörlüğü” olarak Maarif Vekâleti içerisinde yer almıştır.

1946 yılında Millî Eğitim Bakanlığı’nın kuruluşu ile ilgili kanun gereğince “Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü” olarak kurulmuştur.

1965 yılında Millî Eğitim Bakanlığı içerisindeki kültür hizmetlerini yürüten birimler, Kültür Müsteşarlığı’nda toplanmıştır.

1971 yılında “Kültür Bakanlığı” kurulmuş ve Kültür Müsteşarlığı ile ilgili görevler bu Bakanlığa devredilmiş, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü de bu Bakanlık içerisinde yer almıştır.

1972 tarihinde yeni bir kararla söz konusu Bakanlık yeniden müsteşarlık haline getirilmiş ve Başbakanlığa bağlanmıştır. Bu bağlantı sırasında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü  de müsteşarlık bünyesinde kalmıştır.

1974 tarihinde Kültür Bakanlığı yeniden kurulmuş ve aynı tarihte Kültür Müsteşarlığı’nın görevleri de yeni kurulan bu Bakanlığa verilmiştir.

1977 yılında Kültür Bakanlığı kaldırılarak Millî Eğitim ve Kültür Bakanlığı kurulmuştur. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü de bu Bakanlığın bünyesinde bırakılmıştır. Aynı yıl içerisinde Millî Eğitim ve Kültür Bakanlığı kaldırılarak yeniden Kültür Bakanlığı kurulmuştur.

1982 yılında Kültür Bakanlığı kaldırılarak Turizm ve Tanıtma Bakanlığı ile birleştirilmiş ve adı da “Kültür ve Turizm Bakanlığı” olmuştur. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü de bu Bakanlığın Kültür bünyesinde bırakılmıştır.

1989 tarihinde Kültür Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ayrılarak yeniden Kültür Bakanlığı olarak faaliyetini sürdürmüş ve Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü bu Bakanlık içerisinde yer almıştır.

364 sayılı KHK ile Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü adı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Başkanlığı olarak değiştirilmiştir.

Söz konusu Başkanlık, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Başkanlığı olarak Kültür Bakanlığı bünyesinde görevini sürdürmekte iken, 06.11.1989 gün ve 379 KHK ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü olarak iki ayrı Genel Müdürlüğe ayrılmıştır.

Söz konusu kararname ile Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün görevleri ayrı ayrı belirlenerek Kültür Bakanlığı bünyesindeki faaliyetlerini 28 Nisan 2003 tarihine kadar sürdürmüşlerdir.

29 Nisan 2003 tarihinde çıkartılan 4848 sayılı yasa ile Kültür ve Turizm bakanlıkları birleştirilmiş ve Genel Müdürlüğümüzün ismi de “Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü” olarak değiştirilmiştir.””

…..

BASIN YAYIN VE TURİZM BAKANLARI

  1. İbrahim Sıtkı Yırcalı 25 Kasım 1957 – 10 Temmuz 1958                             

2. Ali Server Somuncuoğlu 10 Temmuz 1958 – 17 Şubat 1959

3. Zühtü Tarhan 30 Mayıs 1960 – 27 Ağustos 1960                            

4. Selim Rauf Sarper 27 Ağustos 1960 – 5 Ocak 1961

5. Cihad Baban 5 Ocak 1961 – 29 Ağustos 1961

6. Kemal SahirKurutluoğlu 2 Eylül 1961 – 20 Kasım 1961

7. Kamran Evliyaoğlu 20 Kasım 1961 – 25 Haziran 1962                    

8. Ahmet Celâlettin Karasapan 25 Haziran 1962 – 17 Haziran 1963            

9. Nurettin Ardıçoğlu  17 Haziran 1963 – 19 Temmuz 1963

 

TURİZM VE TANITMA BAKANLARI

  1. Nurettin Ardıçoğlu 19 Temmuz 1963 – 25 Aralık 1963                     

2. Ali İhsan Göğüş 25 Aralık 1963 – 20 Şubat 1965                

3. Ömer Zekai Dorman 20 Şubat 1965 – 28 Ağustos 1965                             

4.İsmail Hakkı Akdoğan 28 Ağustos 1965 – 27 Ekim 1965

5. Nihad Kürşad 27 Ekim 1965 – 3 Kasım 1969                      

6.Necmettin Cevheri 3 Kasım 1969 – 26 Mart 1971

7. Erol Yılmaz Akçal 26 Mart 1971 – 15 Nisan 1973

8. Ahmet İhsan Kırımlı 15 Nisan 1973 – 26 Ocak 1974

9. Orhan Birgit 26 Ocak 1974 –  17 Kasım 1974                  

10. İlhan Evliyaoğlu 17 Kasım 1974 – 31 Mart 1975                             

11. Lütfi Tokoğlu 31 Mart 1975 – 11 Nisan 1977                    

12. Nahit Menteşe 11 Nisan 1977 – 21 Haziran 1977

13. Altan Öymen 21 Haziran 1977 – 21 Temmuz 1977                        

14. İskender Cenap Ege 21 Temmuz 1977 – 5 Ocak 1978                

15. Alev Coşkun  5 Ocak 1978 – 12 Kasım 1979                     

16. Barlas Küntay 12 Kasım 1979 – 12 Eylül 1980                  

17. İlhan Evliyaoğlu 20 Eylül 1980 – 10 Aralık 1981               

 

KÜLTÜR BAKANLARI

  1. Talât Sait Halman 13 Temmuz 1971 – 13 Aralık 1971                     

2. Hayriye Ayşe Nermin Neftçi 17 Kasım 1974 – 31 Mart 1975

3. Rıfkı Danışman 31 Mart 1975 – 21 Haziran 1977                              

4. Avni Akyol 21 Haziran 1977 – 5 Ocak 1978

5. Ahmet Taner Kışlalı 5 Ocak 1978 – 12 Kasım 1979                           

6. Tevfik Koraltan 12 Kasım 1979 – 12 Eylül 1980                 

7. Cihad Baban 20 Eylül 1980 – 10 Aralık 1981                     

 

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLARI

  1. İlhan Evliyaoğlu 10 Aralık 1981 – 13 Aralık 1983               

2. Mükerrem Taşçıoğlu 13 Aralık 1983 – 17 Ekim 1986

3. Mesut Yılmaz  17 Ekim 1986 – 21 Aralık 1987

4. Tınaz Titiz 21 Aralık 1987 – 17 Mart 1989

  

KÜLTÜR BAKANLARI

  1. Namık Kemal Zeybek  17 Mart 1989 – 23 Haziran 1991                

2. Gökhan Maraş 23 Haziran 1991 – 20 Kasım 1991

3. Fikri Sağlar 20 Kasım 1991 – 27 Temmuz 1994                   

4. Timurçin Savaş 27 Temmuz 1994 – 27 Mart 1995

5. Ercan Karakaş 27 Mart 1995 – 24 Haziran 1995                

6. İsmail Cem 24 Haziran 1995 – 5 Ekim 1995

7. Köksal Toptan 5 Ekim 1995 –     30 Ekim 1995                    

8. Fikri Sağlar 30 Ekim 1995 – 6 Mart 1996                               

9. Agah Oktay Güner 6 Mart 1996 – 28 Haziran 1996                         

10. İsmail Kahraman 28 Haziran 1996 -30 Haziran 1997                   

11. Mustafa İstemihan Talay 30 Haziran 1997- 9 Temmuz 2002                   

12. Burhan Suat Çağlayan 9 Temmuz 2002 – 18 Kasım 2002

13. Hüseyin Çelik 18 Kasım 2002   – 14 Mart 2003                 

14. Erkan Mumcu 14 Mart 2003 – 29 Nisan 2003

 

TURİZM BAKANLARI

  1. Tınaz Titiz 17 Mart 1989 – 30 Mart 1989                              

2. İlhan Aküzüm 30 Mart 1989 – 23 Haziran 1991

3. Bülent Akarcalı 23 Haziran 1991 – 20 Kasım 1991

4. Abdülkadir Ateş 20 Kasım 1991 – 27 Temmuz 1994                        

5. Halil Çulhaoğlu 27 Temmuz 1994 – 5 Ekim 1994

6. Şahin Ulusoy 5 Ekim 1994 – 27 Mart 1995                        

7. İrfan Gürpınar 27 Mart 1995     – 5 Ekim 1995

8. Bilal Güngör 5 Ekim 1995 – 30 Ekim 1995                         

9. İrfan Gürpınar 30 Ekim 1995 – 6 Mart 1996                        

10. Işılay Saygın  6 Mart 1996 – 28 Haziran 1996                  

11. Bahattin Yücel 28 Haziran 1996 – 13 Haziran 1997

12. İbrahim Gürdal 30 Haziran 1997 – 11 Ocak 1999                           

13. Ahmet Tan 11 Ocak 1999 – 28 Mayıs 1999                  

14. Erkan Mumcu 28 Mayıs 1999 – 8 Ağustos 2001                             

15. Mustafa Rüştü Taşar 8 Ağustos 2001 – 18 Kasım 2002

16. Güldal Akşit  18 Kasım 2002 – 29 Eylül 2003                    

 

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLARI

  1. Erkan Mumcu 29 Nisan 2003 – 15 Şubat 2005                   

2. Atilla Koç 21 Şubat 2005 – 29 Ağustos 2007

3. Ertuğrul Günay 29 Ağustos 2007 – 24 Ocak 2013

4. Ömer Çelik 24 Ocak 2013 – 28 Ağustos 2015

5. Yalçın Topçu 28 Ağustos 2015 – 24 Kasım 2015                            

6. Mahir Ünal 24 Kasım 2015 – 24 Mayıs 2016                       

7. Nabi Avcı 24 Mayıs 2016 – 19 Temmuz 2017

8. Numan Kurtulmuş 19 Temmuz 2017 – 10 Temmuz 2018

9. Mehmet Ersoy 10 Temmuz 2018 – Görevde

SANAT  ve sanatın tüm disiplinleri; sinema, tiyatro, opera, bale, plastik sanatlar…  evrensel ölçekte yaşayabilmek, üretebilmek, paylaşabilmek, sanatın ivmesini ve toplumun yaşam standartlarını yükseltebilmek  için  aynı bakanlığın kıyısından köşesinden bir yudum nefes almaya çalışıyor.

 Bunca yıldır çok basit olması gereken, KÜLTÜR-SANAT-TURİZM gibi başlıkların bakanlığına karar vermekte bile zorlanılmış, defalarca değişikliğe gidilmiş.

Oysa sorunun yanıtı çok basit: 1:Tarihçe? 2:Yüz ölçümü? 3:Coğrafi koşullar? 4:Nüfus? Eşittir yanıt olmalıydı.

….

Bazı bakanlıklar,EĞİTİM-ÇEVRE-SAĞLIK-KÜLTÜR-SANAT  siyasi çıkarlar, kadrolaşmalar gözetilmeden liyakat sahibi isimlerle, sürdürülebilir şeffaf bir program geliştirerek yaşama en kısa zamanda geçirilebilmeli. Bu beşlinin şakası ve hatasının geri dönüşü-telafisimaalesef olmuyor.Covid -19 salgınının getirdiği sonuçlara baktığımızda bile alınan ve uygulanan kararların sonuçlarınatoplumun her kesimi ve tüm dünya maruz kalıyoruz.

Hayat öyle 3-5 yıl/90-100 yıl gibi başı ve sonu, sınırları olan bir mesele değil; hayat bizden öncekilerin omuzlarımıza bıraktığı yük ve bizden sonrakilerin omuzlarına bırakacağımız yük olarak yaşanabilirse kayda değer oluyor.  Aksi lafü-güzaf.Gezegenimizde artık başka bir çağ başladı. Değişmek zorundayız.

Tüm zor koşullara rağmen canını dişine takarak çalışmış, görev ve sorumluluklarının bilinciyle mücadele etmiş aramızda olan ve olmayan tüm değerli bakanlarımızı saygı ile anıyorum.

 

Fazilet Kendirci 26.10.2020 – İSTANBUL

 

Kaynak: Parekh, B., Çok kültürlülüğü Yeniden Düşünmek, Phoenix Yay., Ankara, 2002.

Türk Dil Kurumu, Wikipedia

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı sitesi

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir