Hoşgeldiniz  

İLKE VE DİRENÇ

Abidin Celal Binzet | 29 Haziran 2018 | Genel Haberler, Köşe Yazıları


Abidin Celal Binzet
acbinzet@gmail.com

İlkeli davranmak bir kişilik sorunudur. Yaşamda eğilip bükülmeden yol almanın öteki adıdır. Galiba günümüze egemen olanların en büyük sorunu burada. Dünle bugünün arasındaki ayrım, zamana göre değişen doğru ya da yanlış kavramları ister istemez toplumu da etkisine alıyor. Bundan sonrası, neye inandığı belli olmayan ama kendini inançlı sayanların ortada boy gösterdiği kimliklerle dolu kalabalıklar.

Sorunumuz da işte bu..

Üst üste yığılmış insan gruplarının hedefi belli olmayan dağınıklığı ortalığa egemen.

Onlar konumuz dışında elbet.

Nedeni de açık.  Yaşam hakkı kutsaldır ama kendini dünyanın gidişine uydurmaktan uzak, yalnızca ilkel duygularla hareket etmeyi yetenek sayanların geçip giden zaman içinde iz bırakmadan yitip gidecekleri belli.

Tarih, onlardan arınmış tek başına kimliklerin üzerinde yükselir.  Şöyle bir bakacak olursak büyük adamların tümünün bu yargıya dayandığı görülür.

Sanatta olanlar da böyle değil mi?

Hep bir karşı duruş belirler yenilikleri. Dahası, o karşı duruşu ilkeli olarak savunmanın gerekliliğine inanır sanatçı. İnandığı için de direnir. Bir anlamda sanatın tarihi direnmenin tarihidir. Biliyorum konuyla ilgili çok sayıda örnek var. Bunların tümünü buraya taşımanın olanağı da bulunmuyor. Ama bunlardan bir tanesi var ki, ona değinmeden geçmek olmayacak.

 Picasso’nun sanatçı kişiliği yanında politik bir kimlik te taşıdığı herkesin bildiği bir gerçeklik. Çok sayıdaki çalışmalarının önemli bir bölümü savaş karşıtı konuların işlendiği resimler. Bunlar bilindiği için burada yinelemeğe gerek görmüyorum. Picasso’dan söz ederken, onun toplumsal bir kimlik taşıdığını unutmamalıyız. Çağdaşı çok sayıda sanatçıyla aralarındaki dostluğu anlatan anılar ilginç var. Üstelik bunlar kendi alanı dışında olan kişiler. Örneğin Aragon, Eluard ve MaxJacob ilk akla gelenler arasında.  Öyle bir dostluk ki, Picasso kimi çalışmalarını göstermek için Paris’e Eluard’ın yanına gider.Öylesine yakın bir bağ.Eluard’ın 1952 yılında ölümü onu çok sarsacaktır.Ertesi yıl yeni çalışmalar, yeni sergiler zamanı. 1953’ün Mart başında Stalin yaşamını yitirir. Kaybın arkasından birçok ülkede anti-Stalinist gösteriler, protestolar başlamıştır. Bu olay üzerine Aragon, sanatçıdan LesLettresFrançaises yayın organı için bir resim yapmasını ister. Bilindiği kadarıyla Stalin’i sevmeyen her iki sanatçı onun görüşlerini o güne değin reddetmişlerdir.Her şeye karşın sanatçı, ölen politikacıyı gençlik yıllarındaki bir görünüşüyle betimler. Ve söz konusu resim adı geçen yayın organında yayımlanır.

İşin burasında bir çarpıklık var sanki. İki ünlü sanatçı, görüşlerine karşı çıktıkları bir politikacı ve devlet adamının arkasından onu anacak sanatsal bir girişimde
bulunuyorlar. Böylesi bir davranışı bizdeki sanatçı ve politikacı grupları arasında görebileceğimize ilişkin ciddi kuşkular taşımaktayım.    Sözü, ilkeli davranmaktan açmıştık. O nedenle daha fazla yan yollara sapmadan bu noktadan bir olaya değinmek en iyisi. İkilinin bu girişiminin ardında 1871 Paris Komünü’nden o güne değin gelen birikime sahip çıkma anlayışı var. Bireysel hesaplaşmalar, kısır duygu çekişmeleri genel değerlendirme kalıplarının dışına itilerek olaylara daha bütüncül bakılmaya çalışılıyor. Galiba tutarlılık denen bakış bu olmalı. Kişisel kaprislerin bir kenara bırakılmasıyla başlayan bakış açısı sonuçta bu şekilde meyvesini veriyor. Adı geçen sanatçıları büyük yapan da bu özellikleri değil mi? Yalnızca burada değinilen konu üzerinde değil, daha başka her düşünsel eylemde benzer davranış kalıplarını sergilemeleri, onların sanatçı kimliklerinin değişmez göstergesi olmuştur. Bugün sanat sayfaları arasında adlarının yer alması salt bu yüzdendir. Sanatın yerleşik kalıplarına karşı direnme güçleri ve düşüncelerinden ödün vermemeleri. Batı düşününün kazandırdığı tutarlı eleştirel bakış ve ilkeli duruş dedikleri yapı bundan başkası değil.  Kimi toplumlarda karşımıza çıkan kaypaklığın, yalansız konuşmamanın ve ilkeleri olmamanın örneklerini gördükçe onların yüceliği karşısında saygı duymamak olanaksız.

361 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle