Hoşgeldiniz  

FAŞİST SANAT SEVER

Ceren Atasoy | 10 Mart 2018 | Köşe Yazıları


Ceren Atasoy
cesoyrenata@gmail.com

 

Hani sanat özgürlükçüydü?

Hani muhalifti?

Hani birleştiriciydi?

Dünya genelinde vuku bulan faşizm, takdir ya da üretim aşamasında olsun, sanatla nasıl kol kola yürüyebilir?

Bir sanatçı nasıl faşist olur?

Faşistten sanatçı olur mu ya da bir faşist sanat sever mi?

Sanat, faşist sevmese de, faşist, sanat sevebilir.

 

Sanat, faşist sevmese de, faşist, sanat sevebilir. Bu durumun en bilinen temsilcilerinden biri de Hitler’dir. Hitler, henüz sıradan bir Adolf’ken tek hayali Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne kabul edilmekti. İki defa şansını deneyen Adolf yeterince yetenekli bulunmadı. Jüri, sonradan çok pişman oldu mu bilinmez ama içindeki minik faşist, akademi yollarını arşınlasa da durulmayacaktı belli ki. Velhasılı kelam, hem sanatla uğraşıyor olup hem seçkin bir sanat zevki olması, Hitler’in, faşizmin kitabını yazmış olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Zaten kanımca, faşizm ya da faşizme meyil, sağlıklı bir ruh halinin ürünü değildir.

Faşizm en basit tanımıyla, demokratik düzen yerine, aşırı ve çarpıtılmış bir ulusalcılığa dayanan baskı düzenidir. Bu yolda her şeyi mubah görmesi ise, bu öğretiyi en tehlikeli yapan kısımdır.

Kapitalizm, artı cinayet, eşittir faşizm.

 

Upton Sinclair’ın olağanüstü sözü ise faşizmi en doğru şekilde anlatır. Der ki;

” kapitalizm, artı cinayet, eşittir faşizm.” Yani bir faşist öldürür, çünkü inandığı değerlerde, kendi gibiler dışındakilere yer yoktur. Ancak şu sanat üretir şu üretemez diye bir kural da yoktur. Faşistler de sanat üretebilir. Üretimin sanat olduğu ya da üretenin sanatçı olup olmadığı tartışılsa da, sanata yatkınlık için bir engel değildir faşizm.

Faşist sanatsever oluyorsa, haliyle ona hitap eden faşist sanatçılar da olmalıdır. Şöyle bir etrafıma bakınıyorum, buralarda göremediğimden ve bolca andığımdan 1930’lar Almanya’sına gitmeyi daha uygun buluyorum.

O dönemde faşizmi desteklemeyen sanatçılar az zulüm görmedi; sürüldü, eserleri imha edildi ve yasaklandı. Peki devlet bunu pat diye mi yaptı? Hayır. Sanatı yine sanatla vurdu. Çünkü Hitler ve kurmayları da çok iyi biliyordu ki sanat, olmazsa olmazdı. Olması gerekense ideolojiye ya da Ari ırka mensup sanatçıları köpürtmekti. Bu sayede sanat, belli bir sanatçı kesimi için belki de en çok ekmek yenen mecra haline geldi. Bazı sanatçılar devlet tarafından maaşa bağlandı. Diğerleri, Hitler tarafından aşağılandı, halka yuhalatıldı. Sanat ölmedi, algı operasyonlarıyla dönüştürüldü. Ancak her baskı düzeni gibi, bir gün bitmeye mahkumdu. Çünkü sanat varoluşu gereği, tüm ötekileştirme çabalarına karşıydı.

Neyse ki bu yazdığım hiçbir satır bize tanıdık gelmedi değil mi? Çok şükür! Yaşadığımız topraklarda bu tarz ayrıştırmalar yaşanmaz. Eeee bize ters böyle şeyler… Burası ifade özgürlüğü olan, farklı ideolojilere, ırklara, dinlere saygıyla yaklaşan, sanatı ve sanatçıyı sonuna kadar destekleyen aydın bir ülke ama ne olur ne olmaz  Alev Alatlı’dan bir alıntıyı şuraya iliştireyim de belki bir gün lazım olur; ‘Faşizm bir düşünce biçimidir. Apoletli generallerle de gelir, blucinli ressamlarla da, gümüş takılı kolej mezunu kızlarla da…’

 

 

 

936 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle