Hoşgeldiniz  

“Ekslibris”; büyü gibi değil mi..!

Günsu Saraçoğlu | 21 Ocak 2016 | Köşe Yazıları


Günsu Saraçoğlu
gunsu@gunsusaracoglu.com

Geçmişten beri, ödünç verdiğim kitaplarımın geri gelmemesi veya takibinin zorluğu beni hep yoran bir konu olmuştu. Ne yalan söyleyeyim; kendimi bildiğimden beri kitaplarımı paylaşırken elim hep titremiştir. Aslında bende kalmasını istediğim özel bir kitap değil ise kendim okuyacak kişiye veririm. Kitabımı alan kişiyi de okuyunca bir başkasına vermesi için mutlaka tembihlerim. Ama o kitap ya kıymetli veya benim açımdan özel ise..!! Elim titrer, içimden bir ses: “paylaş, okusun ve bilgi çoğalsın..!” derken “ya geri gelmezse..!” sesine kulak asmadan duramam.

Geçtiğimiz günlerde bir toplantıda bu alanda önemli çalışmalar gerçekleştirmiş kıymetli bir hocamızın ağzından sihirli olduğunu daha sonradan idrak ettiğim bir kelime çıktı.

“Ekslibris”; büyü gibi değil mi..!

Resim sanatıyla uğraşan bir kişi olarak, resimsel bir dokunuşun bir kitaba nasıl bambaşka bir özel kimlik kattığını öğrenmiş olmayı çok etkileyici buldum. Öncelikle, benim gibi bu kelimeyi ilk defa duyanlar için ekslibris sanatının klasik tanımını paylaşmak istiyorum.

Hasip Pektaş tarafından yazılmış olan “Ekslibris” kitabından aldığım tanıma göre;

“Ekslibris, kitapseverlerin kitaplarının iç kapağına yapıştırdıkları üzerinde adlarının ve değişik konularda resimlerin yer aldığı küçük boyutlu özgün yapıtlardır. Kitabın kartviziti ya da tapusudur. Kitap sahibini tanıtır, onu yüceltir ve kitabı ödünç alan kişiyi geri getirmesi konusunda uyarır. Ekslibris, yer aldığı kitabın değil kitap sahibinin bir göstergesidir; kitap ile kitap sahibi arasındaki bir bağdır…“

Bu tanım ilk okunduğunda çokta etkileyici gibi durmayabilir. Grafik ve resim sanatını; insanın elleri arasına, kitapların içine kadar getirip, onun büyüleyici sıcaklığını hissettirmesinin yanı sıra sanatçı, tasarımcı, sanatsever ve koleksiyoncu arasında bir köprü görevini yerine getirmesi son derece etkileyici bir nokta. Ekslibris sanatı üzerine yazılmış bir kitaptan oldukça detaylı bilgiler edindim. Son derece uzun ve köklü bir tarihsel geçmişe sahip bu küçük yapıtlar; günümüzde tümüyle sanatsal değer taşıyan nesneler olarak kabul edilmeye başlanmış. Kütüphanesinden ödünç alınıp geri getirilmeyen kitaplara önlem olarak “ekslibris” yaptıranlar kitap tutkunlarının her geçen gün artmaktaymış.

Bu alanda Türkiye’de kurulmuş bir dernek olduğunu öğrendim. Eklibris Derneği ulusal ve uluslararası düzeyde; yarışmalar ve sergiler, çalıştaylar ve önemli bir uluslararası kongre düzenleyerek, ülkemizin tanıtımına büyük katkılar sağlamış.

Dünyadaki 10 müzeden biri olan İstanbul Ekslibris Müzesi’ni ziyaret ettiğimde ise, hayranlık düzeyimi bu konuda en üst noktaya taşıdı. Müze; kitap ve katalogları ile Işık Üniversitesi Maslak Yerleşkesi’nde sanatseverlerin ve araştırmacıların ilgisini bekleyen 17.000’in üzerinde muhteşem bir ekslibris koleksiyonuna sahip.

Son olarak, bu konuda çok önemli iki kritik bilgi daha paylaşmak istiyorum. Ekslibris; ölmüş bir kişi adına yapılmamaktaymış. Bir de turizm amaçlı kullanılmak üzere ekslibris tasarlanmazmış. Ekslibris’in işlevini yerine getirebilmesi için; yaşayan bir kişi veya bir kurum adına yapılması gerekiyor.

Ben ne kadar yazarsam yazayım; emin olun ki gördüklerimi tam manası ile aktarmaya gücüm yetmez. Halen hayatta iseniz, sanata ve kitaplara tutkunuz varsa, bu muhteşem koleksiyonun sergilendiği müzeyi mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

 Kaynak: Ekslibris / Hasip Pektaş (İstanbul Ekslibris Derneği)

473 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle