Hoşgeldiniz  

DÜŞLERDEN HAKİKATLERE NAZAN AZERİ’NİN YAPIT ÜRETİMİ (1992-2019)

piece of ART News | 12 Ekim 2019 | Videolar A- A+

 

DÜŞLERDEN HAKİKATLERE

NAZAN AZERİ’NİN YAPIT ÜRETİMİ (1992-2019)

MARMARA ÜNİVERSİTESİ CUMHURİYET MÜZESİ SANAT GALERİSİ

19 EKİM –  10 KASIM 2019

Açılış: 19 EKİM Saat:14.00-18.00

Pazar dahil her gün saat 10.00-17.00 arası açıktır.

 

Nazan Azeri’nin 25 yılı aşan yapıt üretiminden kapsamlı bir seçkiyi içeren sergi Marmara Üniversitesi Cumhuriyet Müzesi Sanat Galerisi’nde (Sultanahmet) Beral Madra küratörlüğünde 19  Ekim -10 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek.

Marmara Üniversitesi Cumhuriyet Müzesi Sanat Galerisi, İstanbul sanat ortamında çok önemli bir işlevi dolduruyor ve sanatçılara geniş çaplı sergi gerçekleştirme olanağı sunuyor.

Nazan Azeri’nin kişisel ve grup sergilerinde ayrı ayrı yer almış  resim, fotoğraf, video, desen, yerleştirmeler ve performans belgelerinden oluşan yapıtları, bu sergide kavramsal ve estetik anlayışını bir bütün olarak düzenlenmiş olarak izleyicinin görüş ve yorumuna sunuluyor.

Galeri mekanlarına birbirleriyle ilişkileri bağlamında Oyun Enstalasyonu (1993), Asamblajlar (1992-93), Yerleş-eme-mek (1994), Oynamak Ya Da Bebek Evi (1996),   Cennetin Elmaları (1992-98), Bebek (2000), Bir Gün (2001), Dönüşüm (2002), Büyümek (2003), Bennesneler (2003), Düş Rolleri (2002), Sürüklenme (2004), Bankta (2006), Annemin Gelinliği/Örtemeyen (2007-08), Örtüsüz (2010) Karalamalar (2010),   Tepetaklak (2010), Desenler (2014-19),   Annemin Gelinliği/Renkler (2018-19) başlıklı yapıtlar yer alıyor.

Azeri’nin yapıt topluluğunun kavramsal, düşünsel ve duyumsal temelinde kendi yaşam öyküsünün gizemli yönlerine doğru ilerleyen ve bu gizemi çözmeyi amaçlayan bir üsteleme izleniyor.Çocukluk anılarını sanat aracılığıyla yeniden anlamlandırmak ve izleyicinin de kendi anılarıyla yüzleşerek toplumsal-kültürel düzene ilişkin görüş ve sonuçlara ulaşabilmesini sağlamak da sanatçının  seçtiği bir yöntem. Azeri’nin 1993’den günümüze ürettiği bu yapıtların göndermeleri güncel bir soruna, siyasal-ekonomik-kültürel düzenin hakikat-sonrası söylemle işgal edilmesi gerçeğine de uzanıyor. Azeri toplumun yozlaşmış ve metalaşmış değerlerinin hakikat-sonrası söylem içinde kendilerine edindikleri değişmez kötülükteki yeri sarsmak için ince işlenmiş bir hakikat arayışını yeğliyor. Bu arayışın ilk çalışmaları öncelikle düş gücünü irdeliyor ve çocuk ve oyun dünyasına odaklanıyor. Azeri oyunun düş gücünü, görüş açısını çeşitlendirici ve özgürleştirici özelliğini kullanarak, toplumsal yaşama girişin kökenindeki düşselliği açımlıyor. Çocuk imgelemini belli bir estetiğe yönlendiren Barbie bebeklerin kullanılması ise, izleyiciyi çocuk bireyin kapitalist tüketim sistemiyle olan ilişkisine, güncel hakikatlere yönlendiriyor. Azeri’nin diğer yapıtlarında gelinlik ve ikinci el giysiler üstünden irdelediği sorunlar ve durumlar da,   kapitalizmin günümüze kadar gelen gergin aşamalarında çocuk, kadın, aile söylemlerindeki kritik alanlardır. Sergide, son dönemde çok sayıda ürettiği mutlu olmaktan çok endişeli görünen çocuk portreleri, ilk dönemdeki çocuk imgesini sorunsal bir tanımlamaya sokuyor . Çocuklar hakikat ile düş arasındaki karmaşık ve gizemli alış-verişin ürünleri olarak sunuluyor.

Sergide izleyici, aile kavramının çeşitli ideolojik çıkarlarla çatıştığı, kadın ve çocuk kimliğinin ve haklarının sürekli yıpratıldığı günümüzde Azeri’nin bu soruna 25 yılı aşan  bir üretimle yanıt  aramasına tanık oluyor.

 

 

 

48 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle