Hoşgeldiniz  

Dijital Bizi Bozar

Ceren Atasoy | 30 Nisan 2018 | Genel Haberler, Köşe Yazıları


Ceren Atasoy
cesoyrenata@gmail.com

Bu acayip çağda, teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sanıyorum ki hepimizi heyecanlandırıyor. Telefondu, televizyondu, animasyondu derken her alan, kendi payına düşen yenilikten nasibini alıyor. Keza fotoğraf sanatı da… Her sanat dalı bir şekilde teknolojik yeniliklerden fayda görüyor olsa da fotoğraf sanatının gördüğü fayda tartışılır. Ben 35 yaşındayım, üniversite yıllarımda analog makinemle Balat, Tarlabaşı, Sultanahmet fotoğraf çekmeye çıkardık. Hatta banyosunu da kendimiz yapardık ve o doğru anı yakalama, doğru kadrajı yapma, estetik olanı görebilme çabamızı çok net hatırlıyorum. Banyo sonrası hüsranlar ise bu sanatın kamçısıydı. Azimliler devam etsin, beceremedikçe sıkılanlar da başka kulvara geçsin diye iyi bir eleme aracıydı. Dedim ya hadi benim yaşım genç… 1960larda mesela, anı yakalamak isteyenler ne kadar başarılı olmuşlardır? Belki onların başarılı olmalarından daha kıymetli olan şey onların çabalarıdır… Ne dersiniz?

 

Şimdilerde, çektiğini görme, defalarca çekme, hemen baskı alma gibi avantajlarımız var. Oysa eskiden analog fotoğraf makineleriyle ortalama 36 adet fotoğraf çekme hakkımız vardı. E sayı sınırlı olduğundan bu 36 poz da öyle hunharca harcanmazdı. Fotoğrafçı kafasına göre deklanşöre basmaz, adeta beni kaydet dercesine, o an, deklanşöre bastırırdı…  Belki de bu sebepten, çekilen fotoğrafların kıymeti vardı. Bir sanat değeri olsun ya da olmasın, her fotoğraf özel defterlerde saklanır, hatta misafirlerle ya da hane halkıyla bu anılara mesai ayrılırdı.

Şimdi ise dijital fotoğraf makineleri bizi bir hayli rahata itmiş durumda. Bir an yakalamak artık kolay, hatta yakalayamamak ayıp! Bas bas dur, elbet sanatsal bir kare (hatta birden çok) denk gelir. Zaten artık herkes fotoğrafçı, sosyal medya, akıllı telefonlar, filtreler derken gözümüz bir hayli eğitildi, mi acaba? Burada bir durmak lazım. Teknoloji, benzer filtreler ve durmadan empoze ettiği pozlarla, güzel fotoğraf algımızla da oynadı. Herkes aynı filtreyi hoş buluyor herkes benzer pozlar veriyor. Ve herkes birbirinin benzeri açıları/ renkleri tek ve biricikmişler gibi beğeniyor. Ve bu bizim rutinimizin bir parçası olduğundan da sorgulamadan çek, belleğe at, geç… çek, belleğe at, geç… aynı dönüyü devam ettiriyoruz.

Acaba dijital fotoğraf makineleri, hatırı sayılır kalitede fotoğraf çekebilen cep telefonları, ki olağanüstü bir teknolojik gelişme olduğunu yadsımamak gerek, fotoğraf sanatına verilen emeğin, sabrın ya da sanatın düşünsel boyutunun anlamının değişmesine sebep oldu mu? Daha da genele gidersek, teknoloji sanatı boğar mı yoksa ona ivme mi kazandırır?  Yoksa, ivme kazandırarak zirve de mi alır canını?

686 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle