İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Celalettin Tandoğdu’yu kaybettik.

Celalettin Tandoğdu‘yu Covid-19 sebebiyle kaybettiğimizi öğrendik, çok üzgünüz.

Celalettin Tandoğdu’nun yıllar önce (16 Mart 2016), Kadıköy Gürcü Sanat Evi’n de çalıştığı dönemde yaptığımız röportajı tekrar yayınlayarak anmak istedik sevgili sanatçı dostumuzu.

Nur içinde yatsın, eserleriyle sonsuza dek yaşayacak.

piece of Art News Ailesi

 

Celalettin Tandoğdu

 

Son yıllarda yaptığı kaliteli işlerle dikkat çeken, bizim de yakından izlediğimiz Gürcü Sanat Evi’ne konuk olduk bugün. Galeri Ukrayna’nın çok önemli sulu boya sanatçılarından biri olan Igor Mosiychuk resimlerini sanatseverlerin beğenisine sunmuş. Bu serginin gerçekleşmesine aracılık eden Galerinin yöneticisi ve sanatçı dostumuz Celalettin Tandoğdu ile Galericilik, Sanat ve Sanatçı üzerine konuştuk.

Günsu Saraçoğlu: Celalettin Bey sanatçı kimliğinizle tanınan bir insansınız. Galericiliğe başlamanız nasıl karşılandı sanat camiasında?

Celalettin Tandoğdu: Sanatçı dostlarım ve sanatseverler tarafından sempatiyle karşılandığımı söylemeliyim. Sanatçıların sorunlarını bilen biri olarak galericiliğe başlamak çok önemli. Hem galerici hem de sanatçı cephesinden bakabiliyorum olaylara.

Dilşad Atasoy: Galericiliğe ilk başladığınız yıllarda zorlandınız mı?

C.T.: Sanatın içinde olmam nedeniyle çok zorlandığımı söyleyemem. Sanatçı dostlarımdan, akademik çevremden destek alarak ilk 1-2 yılı geçirdikten sonra daha kolay olmaya başladı tabii. O zaman ki destekler bizi bugüne taşıdı. Şimdi gelen taleplere yetişemiyoruz.

Dilşad Atasoy, Günsu Saraçoğlu, Celalettin Tandoğdu

G.S.: Ne gibi etkinlikler yapıyorsunuz burada?

C.T.: Burası yalnızca bir galeri değil, Sanat Evi. Her türlü sanat etkinliğinin yapıldığını söyleyebilirim. Sergiler, workshoplar, imza günleri, sanat seminerlerinden oluşan çok sayıda aktivite var. Bunlar bir galeri açısından hem avantaj hem de dezavantaj oluşturuyor bence. Bunlarla ilgilenen çok sayıda insanı galeriye çekmek açısından avantaj ama sergiler varken bu etkinliklerin yapılması ve sergi alanının aynı zamanda bu işler için kullanılması dezavantaj oluşturuyor.

D.A.: Türkiye’de galericiliğin geldiği nokta nedir sizce, nereye doğru gidiyor?

C.T.: Ben geçmiş yıllarda düzeyli ve ilkeli galerilerle çalıştım. O dönemlerde galericiliğin kurallarını öğrendim. Eskiden sanatçı, galerici ve kolleksiyoner üçgeninde ilkelere ve güvene dayanan bir ilişki vardı. Hep birlikte kazanmak önemliydi. Son dönemlerde bu ilkeler ortadan kalktı.

G.S.: Peki siz neye bağlıyorsunuz bu durum değişikliğini?

C.T.: Ekonomik sebeplere bağlı tabii ki ama bu durgunluk ve düşüş galericiler ve kolleksiyonerler tarafından fırsat gibi değerlendiriliyor. Benim üzüldüğüm nokta bu aslında. Sanatçı, kolleksiyoner ve galerici arasındaki denge bozulmuş durumda. Sanatçı bir resmi satılsın diye galericiye teslim olmuş görünüyor. İlkesel anlamda doğru olmayan birçok şeye boyun eğiyor. Galericiler bu durumda sanatçıyı korumuyor, koruyamıyor.

D.A.: Galerici Sanatçıyı korumak için ne yapmalı sizce?

C.T.: Sanatçının galericiyi, galericinin de sanatçıyı desteklemesi gerekiyor. Karşılıklı güven sağlanmalı yeniden. İyi bir galeri sanatçının ve sanat eserinin gerçek değerini belirlemeye çalışır. Kolleksiyonerlerle sanatçı arasında köprü görevini gerçekleştirir.

G.S.: Galeri Sanatçının eserlerinin değerini neye göre belirlemeli? Kriterler nelerdir?

Dilşad Atasoy, Günsu Saraçoğlu, Celalettin Tandoğdu

C.T.: Sanatçının yaşı, dönemi,eğitimi, açtığı sergiler, sergilerini açtığı galeriler gibi çok sayıda kriterden söz edebiliriz.

D.A.: Bazı galeriler genç sanatçıları teşvik için yarışmalar düzenliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

C.T.: Sanatı ve sanatçıları desteklemek, geliştirmek için yarışmalar yapılmasını olumlu buluyorum. Bu, sanatçının kendisini ve eserini tanıtması için bir fırsattır. Yarışmalarda bir çok sorun var aslında ama bütün sıkıntılarına rağmen yarışmaları önemsiyorum.

G.S.: Bugün geldiğimiz noktada galerilerin de sanatçıların da yaşaması zor görünüyor. Ama galerileri de yaşatmak lazım. Bu konuda neler yapılması gerekiyor size göre?

Fatma Toy, Günsu Saraçoğlu, Dilşad Atasoy, Bahri Genç, Celalettin Tandoğdu

C.T.: Bir galerici hem sanatçıya hem de sanatsevere karşı dürüst ve ilkeli olmak zorundadır. Sanatçı, galerici ve kolleksiyoner herkesin acilen kendine çeki düzen vermesi şart oldu. En baştaki ilkelere geri dönülmeli,yoksa herkesin birbirine ihtiyaç duyduğu ama güven duymadığı bir yolda yürümeye çabalayıp duracağız hep birlikte.

D.A.: Sanatın ve sanatçının hakkettiği yeri bulacağı günler umuduyla çok teşekkür ediyoruz size.

G.S.: Bu keyifli sohbet için teşekkürlerimizi iletiyoruz.

C.T.: Ben teşekkür ederim. Sanat yaşamı güzelleştirir. Etkinliklerimize tüm sanatseverleri bekliyoruz.

16 Mart 2016 tarihli piece of Art News röportajıdır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir