Hoşgeldiniz  

Türk Kadın Sanatçılarımız, Vernice Sanat Fuarı’ndan ödülle döndü.

piece of ART News | 22 Mart 2019 | Etkinlikler, EuroExpoArt - Vernice Sanat Fuarı, İtalya - 2019, Genel Haberler, Röportajlar A- A+

 

 

Piece Of Art News olarak, 15-17 Mart 2019  tarihleri arasında İtalya’nın Forli şehrinde yapılan Vernice Sanat Fuarı 17 yıldır aralıksız devam ediyor. Bu yıl fuara katılan sanatçılardan Güler Özcan, Sema Sevgen ve Tülay Karavit ile konuştuk. Hem kendilerini tanımak istedik hem de fuarla ilgili izlenimlerini dinledik. Keyifli okumalar hepinize…

 

GÜLER ÖZCAN 

 

Günsu Saraçoğlu: İtalya’dan ödülle dönen sanatçılardan birisiniz, kutluyoruz. Sizi tanıyabilir miyiz?

Güler Özcan: Resim yapmaya ortaokulda resim öğretmenimin teşvikiyle başladım. ODTU, Fen ve Edebiyat Fak. mezunu kimyager olarak profesyonel iş yaşamımı sürdürürken resim yapmaya amatör olarak devam ettim. Ancak resimde ilerleme kaydetmek için eğitim almam gerektiğinin farkına varıp 90’lı yıllarda atölye derslerine katılmaya ve sanat tarihi eğitimleri almaya başladım… Özellikle Burhan Yıldırım ile çalışmak benim resim kariyerimde bambaşka bir boyut kattı. Şimdi resim, hayatımın merkezi ve yaşam güdüsü benim için…

Dilşad Atasoy: ? Resimlerinizde hangi tekniği kullanıyor, hangi konuları işliyorsunuz?

G.Ö.: Son dönem resimlerimde, su bazlı olması, hızlı kuruduğu için tarzımı uygulamama fırsat vermesi nedeniyle akrilik boyayı ve medium olarak tuval veya kağıt kullanmayı tercih ediyorum. Ayna, metal ve çeşitli atık malzemelerle de çalışıyorum yeterli olgunluğa eriştiklerinde onları da izleyiciyle paylaşmayı umuyorum.

Benim son dönem resimlerimde meselem insan ve insani duygular… Özellikle kadın ve kadına yönelik uygulanan taciz, tecavüz ve şiddet. Bir kadın olarak yaşananları izlemek, görmek, hissetmek bana bunları resimlerime yansıtmak, izleyiciye aktararak konuya dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak için bir sorumluluk yüklüyor. Resimlerimi izleyenlerin algılamaları ve konunun gündeme gelmesi ve konuşulması birden çözümlerin tartışılması beni gerçekten mutlu ediyor ve umutlandırıyor…

G.S.: Fuarda kazandığınız ödülü de konuşmak isteriz, nasıl bir ödül, hangi resminizle kazandınız? Bekliyor muydunuz böyle bir ödülle dönmeyi?

G.Ö.: Ödül beklentisiyle katılmıyorum fuara, amacım resimlerimi daha fazla izleyiciyle buluşturmak ve çalışmış olduğum konuya dikkat çekmek. Ancak, test etmek kendini sınamak adına iyi bir fırsat olduğunu da düşünüyorum.

Buradaki ödüllerin, izleyici ve jürinin oylarıyla ortaklaşa belirleniyor olması benim için çok değerli. Yüzlerce resim arasında izleyicinin resminizi fark etmiş olması heyecan veriyor ve ödülü daha da anlamlı kılıyor. Daha önceki katılımlarımda da iki kez resimlerim ödüllendirilmişti. Ödül almış olmak, fuara katılım amacıma ulaştığımın diğer bir deyişle resimlerimin üzerinde düşünülmüş ve konuşulmuş olduğunun somut bir göstergesi olması açısından tabii ki beni hem mutlu hem de motive ediyor. Tüm oy verenlere ve jüri üyelerine çok teşekkür ediyorum.

D.A.: Daha önce yurt dışı fuar deneyiminiz var mıydı? Fuara dair izlenimleriniz nasıl, beklentilerinizi karşıladı mı?

Fuarlara katılmayı galerilerde ki karma sergilere katılmaya tercih ediyorum. Senede, gerçekleştirebildiğim ölçüde minimum bir kez yurt dışı, bir kez de yurt içi fuara katılmaya çalışıyorum. Bu nedenle 2010’dan bu yana düzenli takip ettiğim ve katıldığım epeyce yurt dışı fuarlar oldu. Fuarların en büyük kazancı büyük kitlelere ürünlerinizi sunabilmek, alanınızdaki gelişmeleri takip etmek, farklı ülke insanlarının görüşlerini algılamak ve sanatçılarıyla birlikte olmak onlarla deneyimleri paylaşıp görüş alış verişinde bulunmak. Bu fuarda da bunları yaşama ve sanatla beslenme fırsatım olduğu için beklentilerimi karşıladığını rahatlıkla söyleyebilirim. Organizasyonda emeği geçen her bir bireye çok teşekkür ediyorum.

 

 

SEMA SEVGEN

 

Dilşad Atasoy: Öncelikle tebrik ediyoruz, siz de ödülle dönen sanatçılarımızdan birisiniz. Sizi tanıyabilir miyiz?

Sema Sevgen: Çok teşekkürler. Ben alaylı sanatçılardanım. İstanbul Alman Lisesi, ardından da İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi tahsillerinden sonra yıllarca İngilizce okutmanlığı görevindeydim. Ev, aile, çocuk, iş, dolayısıyla fazla vaktim yoktu. Ancak emekli olduğumda resim çalışmaya başladım. Önce Atilla Tos ile temel çizim dersleri, ardından Murteza Fidan ile çalışmalar, en son ise Burhan Yıldırım atölyesi. Aslında bayağı uzun süre kendimi bulma çabaları. Resim dışında 2 yıldır sanki tamamlayıcı bir öğe olarak seramik de çalışmaya başladım.

Günsu Saraçoğlu: Resimleriniz, tekniğiniz ve konularınız hakkında bilgi almak isteriz. Nasıl çalışıyorsunuz?

S.S.: İlk yıllarda yağlıboya olarak başladığım çalışmaları artık akrilik yapıyorum. Akrilik su bazlı olması bakımından, her ne kadar yağlıboya kadar yumuşaklığa izin vermese de, farklı kolaylıklar sağlıyor. Resimlerde yola çıkışım etkilenmiş olduğum eski medeniyetlerden geriye kalanlar. Yani zamanında mükemmel yapılmış bir freskin binlerce yıl sonra dökülmüş boyalı, kırık hali, yine eskilerden kalma yırtık bir doküman veya duvara yazılmış da pek izi kalmamış birkaç harf, eski tabletler, rengi solmuş ama yaşanmışlığı kalmış mekanlar beni çok etkiliyor. Bunları gördüğümde, hissiyatını tuvale aktardığımda çok mutlu oluyorum. Tek tek bir anlam ifade etmiyor olabilirler ama atölyemde bunlar, duvarlarda asılı, bir arada ve kendimi o eski zamanlarda yaşıyor hissettiriyor bana, çevrem anlam kazanıyor. Çalıştığım seramikler de aynı konular doğrultusunda. Eski tabletleri anımsatan daha modern çalışmalar.

D.A.: Sizin kazandığınız ödül de okuyucularımızın ilgisini çekecektir, hangi ödülü, hangi resminizle kazandınız, anlatır mısınız?

S.S.: Kubbeler/Domes adlı resmimle gümüş kategori ödülünü kazandım. Benim için büyük bir sürpriz oldu. Gerçekten çok gurur verici ve sonraki çalışmalar için son derece motive edici.

G.S.: Vernice Sanat Fuarı hakkında söyleyeceklerinizi dinlemek isteriz, nasıl geçti, ilgi nasıldı? Hem Neo Art Galery bölümü hem de fuarın geneli için izlenimleriniz neler?

S.S.: Vernice fuarına ilk kez katıldım. Daha önce Reggio Emilia deneyimim olmuştu. İzmir fuarı deneyimi de vardı. Reggio’ya küçük ebatta resimler götürmüştüm. Ama orada anladığım küçük resmin o kadar kalabalık mekanlarda pek görülmediği. Ben çok büyük boyutlarda çalışmıyorum ama bu defaki ölçüler bence iyiydi. Fuarın ilk günü yalnızca davetliler vardı. Sonraki gün epey sayıda ziyaretçi geldi. Son gün de öğleden sonra iyiydi. Sohbet ettiğim İtalyan sanatçılar ise geçen yılın çok daha kalabalık olduğunu söylediler. Kendi hesabıma birçok Türk ve yabancı sanatçıyla arkadaşlık kurmak iyi oldu. Ziyaretçilerle sohbetler, farklı işler yapanları görmek, değişik malzemeleri kullananlardan bilgi alabilmek, onların bizlerden haberdar olmasını sağlamak çok hoştu. Mutlaka iletişim kurmak, kenarda beklememek gerekiyor.

 

TÜLAY KARAVİT

 

Günsu Saraçoğlu:  Fuarın en fazla ilgi çeken eserlerinden biri de sizin heykeliniz oldu.  Üstünde çok konuşuldu, çok izlendi. Sizi merak eden bir sanatsever kitlesi var. O nedenle önce sizi tanıyalım istiyoruz.

Tülay Karavit: Frankfurt doğumluyum. Diş Hekimi olarak İstanbul’da mesleğimi sürdürmenin yanında, değerli heykel sanatçılarından eğitim alarak başladığım heykel sanatına 20 yıldan fazladır tutkuyla devam ediyorum. Doğal bir akışla ikinci bir meslek haline dönüştü diyebilirim. Heykel sanatı gerçekten sabır, zaman ayırma ve duyarlılık gerektiriyor. Özellikle başlangıçtan bitime kadar olan süreçte geçirdiği aşamalar göz önüne alınırsa, üstelik teknolojiden yararlanmadan, kendi el emeğinizle ortaya bir şeyler çıkarıyorsanız hiç de kolay olmayan bir uğraşı heykel. Zamanımdan, özel hayatımdan, hatta uykumdan çok fazla fedakarlık yapıyorum. Fuarda İlgi ve takdir görmek beni çok mutlu etti.

Dilşad Atasoy: Hem fuardaki eseriniz hem de genel anlamda çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz? Daha çok hangi malzemeyle çalışıyorsunuz, ilgilendiğiniz konular neler?

Tülay Karavit: Çamur, alçı ile modelleme; bronz, polyester ve alüminyuma döküm tekniğinden yararlanıyorum. Aynı zamanda ahşap ve taş ile deneyimsel çalışmalar da yapıyorum. Fuara “Tutku”’ adını verdiğim, figüratif bir çalışmamla katıldım. Hepimizin tutkuları vardır. Bu insana dair içsel bir nitelik. Doğa tutkusu, sevgi ve sanat tutkusu gibi… Görünmez dünyamızda, her birimiz farklı olduğumuzu sanıyoruz ancak paylaştığımızda esasımızın aynı olduğunu anlıyoruz ve bütünleşebiliyoruz.

G.S.: Daha önce yurtdışında bir fuara katıldınız mı? Türk sanatçılarının yurt dışına açılması için neler yapılmalı sizce?

T.K.: Daha önce yerel fuarlara katıldım. İtalya, Arnavutluk ve Almanya’da karma sergilere katıldım. Vernice Sanat Fuarı katıldığım ilk yurtdışı fuarı oldu. Evrensel yerelden her zaman daha doyurucu. En başta, diğer sanatçılar ve ziyaretçilerle iletişim kurmak ve en büyük problemlerimizden biri olan ön yargıları kırmak için iletişimi sağlayan yabancı dil şart. Yurtdışında kabul görecek eserleri iyi analiz etmek gerekiyor bence. En önemlisi, Euroexpoart gibi güvenilir ve sanatçıyı destekleyen organizasyonlar yurtdışı deneyimleri için tartışmasız büyük bir avantaj.

D.A.:  Fuarlar  yeni ilişkilerin kurulduğu, yeni sanatçıların keşfedildiği, sanatçılarla sanatseverlerin bir araya geldiği alanlar. Vernice Sanat Fuarını bu anlamda nasıl buldunuz, eserinizle ilgilenen çok oldu, bunu biliyoruz, yeni teklifler ya da yeni bağlantılar oluştu mu?

T.K.: Ekolojik sorunlara karşı, herkes gibi çok duyarlıyım. Bireysel olarak bu konuya yoğunlaşmak, aşamayacağınız bir çemberin içinde çırpınmaya benziyor. Bu fuarda, İtalya’nın farklı kentlerinden ve diğer ülkelerden katılan yeni tanıştığım sanatçı dostlarla, bu konuda farkındalık yaratacak projeler geliştirmek için görüşmeler yaptık. Umarım gerçekleştirebiliriz. Yeni sergi etkinlikleri için davetler aldım. Güzel bir tesadüf sonucu, Forli’de her zaman bir parçası olmak istediğim, çevre kirliliği ve insanların duyarsızlığı nedeniyle doğanın yıkımını protesto eden çevrecilerin yürüyüşüne de katıldım. Bu fuar, benim için çok anlamlı ve doyurucu bir etkinlik oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

 

 

Güler Özcan, Sema Sevgen ve Tülay Karavit’e bu güzel sohbet için çok teşekkür ediyoruz. Türk sanatçıların Vernice Sanat Fuarında yer alması, ödüller kazanması ve eserlerinin ilgi görmesi hepimizi mutlu etti. Fuarın gerçekleşmesinde emeği geçen herkesi, katılan ve ödül alan tüm sanatçıları kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

194 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle