Hoşgeldiniz  

Şimdi İmge Zamanı

Bedri Karayağmurlar | 05 Temmuz 2019 | Genel Haberler, Köşe Yazıları


Bedri Karayağmurlar
karayagmurlar@gmail.com

​​​​​​​

İmgeler dünyasında yaşıyoruz. Değişik duyumlarımızla algı alanımıza giren nesne sayısı o denli hızlı artıyor ki, neredeyse her gün bir başka dünyaya uyanıyoruz. Bir yere üç gün gitmesek,  tanımakta zorlandığımız yeni bir çevreyle karşılaşıyoruz. Yitirilmiş görüngülerin bizde kalan imgeleri ile içsel bir çatışama yaşıyoruz durmadan. “Şurada bir ağaç yok muydu?”  “Eski bir ev vardı, bu yapının yerinde?”  “Eskiden karşıda bir tepe vardı galiba?”

Kentler kasabalar, dağlar tepeler yitip gidiyor. Doğal çevremiz gibi insan çevremiz de değişiyor. Eskiden dost olanlar artık içi boş kahve sohbetleriyle yetiniyorlar. Çıkarlarını korumaya çalışanlar, sözde politik tercihlerde bulunuyorlar. Toplum giderek birbirini anlamak istemeyenlerden oluşuyor. Düşünce içeren her etkinlik, her söz diğerleri için tehlikeli. Politika, düşünce temelinde değil, taraftar kazanma yöntemleriyle varlık kazanıyor. Her görüngü, kendisini tanımlayan, işlenmiş imge-lerle anlamlı. Politikacı imgesi bir düşünme, sorunlara çözüm üretme eylemini çağrıştırmıyor. Bazı politikacılar için, her konuşma, saldırı, kışkırtma, aşağılama; sakız olmuş beylik tekerlemelerin kullanıldığı içeriksiz, temelsiz açıklamalardan öteye geçmiyor. Çiçek Abbas filminde, bir kahvede, Abbas (İlyas Salman) ile Şakir (Şener Şen) atışırlar. Söyledikleri, kamyon, dolmuş yazıları ya da ritimli uyaklı sözlerdir. Kim daha hızlı söylerse o kazanır.

Toplumsal ayrışmayı kışkırtanların politikacı olduğunu düşünmek bile ürkütücü. Toplum, kurumlar, gelecek endişesi yaratan sorunlara çözümler bekliyor. Nitelikli eğitim; insan kaynaklarının gelecek göz önünde bulundurularak düzenlenmesi; gerçekçi ve rakipler karşısında ayakta durabilecek nitelikli üretim; insana yakışır bölüşüm. Yapılanların olumsuz sonuçlarını gizlemek için başkalarını suçlama, bütün olumsuzların kaynağını dışarda arama ve işin ilginci insanlara bunu inandırma ancak taraftar yaratmak, taraftar kültürünü besleme ile mümkün olabilir. Ben de ilkokula gitmeden bir futbol takımı taraftarı oldum. Şimdi de öyleyim ama benimki bir çocukluk eğilimiydi. Şimdi öyle bir derdim olmasa da sorulduğunda aynı takımı söylüyorum. Hiçbir bilinç içeriği taşımayan bu durum taraftarlık, ülke sorunları söz konusu olduğunda da takım taraftarlığına benziyorsa, geleceğimizi zor günler bekliyor demektir. Geçende İstanbul’da önemli bir maç nedeniyle karşı karşıya gelen taraftarlar, gencecik bir canı bu dünyadan kopardılar. Spor kulüplerinin renklerine, amblemlerine (belirtke) gönülden bağlı bu insanların davranışlarını anlamakta zorlanıyorken, aynı davranışları siyasi partiler söz konusu olduğunda da gösteren insanları anlamak hiç olası değil.

Yaratılan imgeler, bağımlılık yaratıyor ne yazık. Oysa gelişmenin göstergelerinden biri yaratılan imgelerin sayısı, niteliği ve kalıcı etkisi.

Takım mantığı her alanda giderek yayılıyor. Sergilerde, yarışmalarda, yayında, alımda satışta, gösteride çoğunluk, işin özü, içeriği, niteliği, yaratıcılığı, vb. ölçüler yerine, bundan bizim takımda kimlerde var diye bakılıyorsa, bu sanatçı, bu yazar, bu bilim insanı bizim çevreden mi diye sorarak davranılıyorsa, düşünmenin bir yük sayıldığı günler yaşıyoruz denilebilir.

Büyük imge fırtınasının içindeyiz. Görüngüler değişiyor, çoğalıyor. İmgeler, yeni anlamlara bürünerek her yanı sarıyor. İmgeleri yaratanların hiç önemi yok. İmgeler neyi içeriyor, neyi gösteriyor, ne anlama geliyor, (ille de anlaşmalı anlam) işte bütün başarı burada.

Bunca sıkıntı içinde güzel şeyler de oluyor. Sanatta imge üretimi, çok özel birikim ve emek ister. Üç sanatçımızın işlerinin Pekin Bienali’ne alınmaları haberi beni çok mutlu etti. Bu başarıları nedeniyle, Faize Bostan, Nilgün Köseoğlu ve Özgür Turhan’ı yürekten kutlarım.

Toplumu geren, içi boş söylemlerle, bilinen imgeleri bir taraftarlık ilişkisi içinde kullananların gelecekteki varlıklarının ne olacağını bilmesem de, özgün imgeler üreten, toplumun sanat beğenisini yükselten, geleceğin toplumuna yaratılarıyla katkıda bulunanların varlığının güçlü olacağını söyleyebilirim. İmgelerin sanat ve bilim alanında üretilmiş imgeler olması dileğimiz. Sanatsal üretim bir düşünme etkinliğidir. Bu şiir, imge kavramı için yazdığım notlardan biri:

şimdi imge zamanı

huysuz sözler dolanır başımda

biri dökülür elime

karıncalanır gövdem

boşluk gibi

en uzak kuyruklu yıldıza veririm adını

Güzel bir yaz yaşamamız dileklerimle. Sanatla kalın.

 

​​​​​​​ Bedri Karayağmurlar  / Çeşme  Haziran 2019

 

92 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle