Hoşgeldiniz  

Hayati Misman ile KSİLOGRAFİ ÇALIŞTAYI “xylography” “Yeniçarohori” KÜÇÜKKÖY ‘de başladı.

piece of ART News | 07 Temmuz 2019 | Etkinlikler, Videolar A- A+

 

Orta Çağ köyü olan “Yeniçarohori” KÜÇÜKKÖY ‘de yine bir ortaçağ tekniği olan KSİLOGRAFİ “ağaç baskı resmi” çalıştayı yapacağız sadece sanatçıların katılabileceği çalıştayımızı Usta Sanatçımız “HAYATİ MİSMAN” Öğretmenimiz önderliğinde gerçekleştireceğiz.

Çalıştayımız 10 Temmuz/30 Ağustos tarihleri arasında serbest zamanlı olacaktır.

Eylül ayı içerisinde üretilen eserlerden bir sergi oluşturacağız,güzellikler üretmek ve paylaşmak dileğiyle sizleri köyümüze bekliyoruz.

 

 

ARTURA GALLERY/KÜÇÜKKÖY-AYVALIK

“xylography”n ilk örnekleri kil tabletler üzerine, ucu sivriltilmiş çubuklar ile varlıkların resimleri yapılmış. Hatta şöyle denir ki, hayvanların ayak izlerinin bu resimlerin şekillenmesinde önemli paya sahip olduğu… Ksilografi Ortasyada ortaya çıkmış bir ahşap baskı tekniğidir.Türk ve Çin bilim insanları bu tekniği,aynı dönemlerde kullandığı için,her iki milletin de bu tekniğe katkısı vardır. Ortaçağda matbaa yoktu,el yazması kitapların,çizim ve resimlerin çoğaltılması gerekiyordu. Bu nedenle oyulması,işlenmesi kolay,boyaya, kimyasal işleme dayanıklı, durdukça katılaşıp sağlamlaşan ıhlamur ağacından ahşap levhalar üretildi,bu levhanın üstüne,çoğaltılması istenen yazılı metinler veya resimler oyuldu.Oyulan resimler bazen kalıcı kök boya gibi boyalarla bazen de kalıcı olmayan boyalarla renklendirildi, desenlendirildi. Parşömen,kağıt,işlenmiş ceylan derisi gibi malzemeler,bu renklendirilmiş ahşap levhaların üstüne itina ile yerleştirildi. Ahşaptaki yazı ve desen,eldeki malzemeye kopyalanmış oluyordu.Böylece kitaplar ve resimler çoğaltıldı.
İbrahim Müteferrika’nın XVII.yy’da kurduğu ve sonra basımı yasaklanan matbaasında bastığı ilk eser Türk baskı tarihinde ilk şimşir ahşap baskı “ksilografi”örneği olarak yerini almıştır.”Marmara Denizi Haritası. İbrahim Müteferrika, baskıcılıkla ilgili ilk deneyimlerini Kolojvar’da yaşamıştır.
Tanınmış bir harf dökümcüsü olan Misztotfalusi Kis, 1689 yılında Kolojvar’da Avrupa’nın en titiz matbaalarında birini açmış, Müteferrika’ya ilk baskı bilgileri burada verilmiştir (Maden, 1980:88). 1719’da Sultan Selim’in evinde kurduğu basit tezgâhta, şimşir kalıplara oyduğu Marmara haritası ile ilk denemesini yaparak baskıların bir nüshasını alıp; kendi el yazısı ile üzerine “Benim devletli Sultanım, eğer fermanınız olursa daha büyükleri yapılır.” yazar.
(Maden, 1985:88). Bu sözlerden de anlaşılacağı gibi baskı, Damat İbrahim Paşa’ya sunulmak üzere hazırlanmıştı.

Ksilografi günümüz anlaşılır tabiriyle ağaç baskısı, ahşap levhalar kalıp olarak kullanılarak geliştirilmiş ilk özgün baskı tekniği olarak insanlık tarihinde yerini almıştır. İlk olarak Uzak Doğu’da Çin’de geliştirilen bu teknik, daha sonra Batı kültürünün yolunu tutmuştur. Gelişen hayati fonksiyonlarımız ve yaşamın her geçen zaman dilimi çerçevesinde yeniden şekilleniyor olması birçok ihtiyacı beraberinde getiriyordu.

Elle çoğaltılan ve çok uzun uğraşlar gerektiren resim ve yazı sanatı, ağaç baskı ile yeni bir evreye doğru yol alıyordu. Metin ve kitaba olan ihtiyacın artmasıyla doğru orantılı olarak daha pratik yöntemlerin kullanılmasına insanları iten bu süreç, günümüze ulaşan serüveninde daha birçok farklı tekniklerin kullanılmasına da imkan sağladı.

Ağaç baskı tekniğinde; basılmak istenilen yazı veya resimler tahta levhalar üzerine ters kazınıp kabartma haline getiriliyor, akabinde fırça ile mürekkep sürülüp, preslenerek kağıda baskı yapılıyordu. Tabi bu teknikte kullanılan tahta levhalar, özel seçilen ağaçlardan yapılıyordu. Bir dip not olarak şunu söylemek isterim ki, Aydınlanma Çağı’na değin basılan eserler yüksek oranda dini temalı çalışmalar olarak karşımıza çıkıyor. Dünyevi yaşam kadar ölüm sonrasını betimleyen eserler.

İnsanlığın günümüze uzanan serüveninde uzun asırlarca kullanılan bu teknik, daha sonra yerini tipografi tekniğine bırakarak daha butik bir alan olarak yaşamaya devam etti. Eksik  hikayeler! olarak sizlerle insanların hizmetine sunulmuş ve farklı bir çok eserde yer edinmiş Ksilografi sanatı ile basılmış çalışmaları paylaşmak istedik. Zaman kavramını sorgularcasına birçok elde yaşamaya devam eden bu çalışmalar, ağaç baskı tekniğinin en nadide örnekleri olarak yaşamaya devam ediyor…

 

********************************************                            ********************************************                            ********************************************                            ********************************************

Kısa Metraj ile Artura Galeri

Uğur Çalışkan’ın çalıştay ve konuya ilişkin görüşlerini “KISA METRAJ” izleyicileri için anlattı.

http://pieceofart.news/kisa-metraj-ile-artura-galeri/ ilgili linkten izleyebilirsiniz.

 

TEKNİK: Ağaç baskı yapabilmek için, birçok işlem gereklidir. Bu işlemlere başlayabilmek için öncelikle bir adet düz yüzeye sahip ağaç blok gereklidir. Bu blok üzerine, isteğe göre resim çizilir. Bu çizimin ardından çizilmiş olan resmin dışında kalan alan, keskin bir araç yardımıyla kesilir ve ağaç bloktan çıkartılır. Bu çıkarılma işleminin amacı, resmin ağaç yüzeyinde bir çıkıntı oluşturmasını sağlamaktır. Ardından, elde edilen bu çıkıntıya mürekkep sürülür ve uygun yapıdaki bir kağıt, mürekkep sürülü alan üzerine bastırılır. Yapılan bu işlemin sonucunda, kağıtta ağaç blok üzerinde bulunan mürekkepli çıkıntının izi kalır. Bu noktada, bir şey oldukça önemlidir. Kağıt üzerindeki iz, düz değil ters olarak çıkartılır. Bu nedenle de, sanatçının ağaç blok üzerine resmi ters bir şekilde çizmesi gereklidir.
Bu sanat türünü icra edebilmek için bir çok önemli nokta bulunmaktadır. Bu türde ağaç blok, sanatın değerini belirler. Bu nedenle de, ağaç bloğun hangi ağaçtan seçildiği oldukça önemlidir. Öyle ki, armut, kiraz, çınar ve kayın ağaçlarından yapılan ağaç blokları, ağaç baskı yapabilmek için en ideal ağaç türleridir. Bu ağaçların özelliği ise, yumuşak bir oduna sahip olmalarıdır. Baskı için kullanılacak olan ağaç bloğun yüzeyi, son derece pürüzsüz ve de düz bir şekilde olmalıdır. Ağaç baskı yapabilmek için bu durum en temel ön koşullar arasında yer almaktadır. Eğer ağaç blok düz ve pürüzsüz olmazsa, yapılan resimden istenilen verim alınamaz. Ağaç blok üzerinde desen oluşturabilmek için, yararlanılmakta olan temel araç, bu iş için uygun yapıda bir bıçaktır. Bazen, blok üzerinde yiv açmak gerekebilmektedir. Bu tür durumda, oluklu ya da düz bir şekle sahip keserler kullanılmaktadır. Keserler yiv açmak dışında aynı zamanda, resmin dışındaki bölümleri kesmek için de kullanılabilmektedir. Bu noktada, oldukça dikkat ve de ustalık gerektiren bir eylem yaşanmaktadır. Bu eylem, resmin dışında kalan bölümleri ağaç blok üzerinden kesip çıkartmaktır. Bu işlem gerçekleştirilirken, ağaç bloğun yarılması ve de kesilen yüzeyin kenarlarının pürüzsüz olması gerekmektedir. Bunun için, çok keskin bıçakların kullanılması gereklidir.

Bu sanat türünde diğer bir önemli kısım ise, ağaç blok üzerindeki resme mürekkep sürme işlemidir. Bu işlemde resim üzerine mürekkep, bir silindir yardımıyla sürülür. Silindir, ileri ve geri hareketleriyle resmin üzerinde hareket ettirilir. Böylece blok üzerindeki desenin tüm girintili ve çıkıntılı bölümlerine, mürekkep ince bir katman halinde yayılmaktadır. Baskı için özel olan kağıt, mürekkep sürülü desen üzerine, oldukça dikkatli bir şekilde serilir. Ardından kağıdın arka yüzeyi, kağıdın mürekkepli desene daha iyi yapışması amacıyla yumuşak bir ovma yastığı ya da bir kaşık yardımıyla ovuşturulur. Bu işlem, mürekkepli yüzeyin tamamının kağıda aktarılmasına kadar devam eder. Ortaya çıkışı ortaçağ dönemine kadar uzanan ağaç baskı sanatının uygulanışı bu şekildedir.

 

61 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle