Hoşgeldiniz  

FARKLILIĞIN ADRESİ: ARA GÜLER

piece of ART News | 17 Ekim 2019 | Genel Haberler A- A+

 

Fotoğrafa ortaokul yıllarında başlamıştım. Liseyi bitirince fotoğraf sevdası sona ermişti. Üniversite eğitimim için İstanbul’a gelmiştim. Bunu ekonomik sebeplerle gerçekleştiremeyip değişik iş kollarında çalıştıktan sonra 1976–1978 arası askere gittim.

06.6.1979’da İstanbul Ayasofya Müzesi’nde memuriyete başladım. Ayasofya benim hayatımın akışını değiştiren muhteşem bir anıttır. Yaklaşık 1500 yaşında olan bu mabet için söylenecek çok şey var ama yeri değil. Ben bir fotoğrafçı olarak bugün anılıyorsam, bunu “Kutsal Bilgelik”’e  borçluyum. Ve de kendimi bu konuda şanslı sayıyorum. Çünkü sıra dışı bir mekanda çalışıyordum ve burası beni fotoğrafçı olmam için adeta provoke ediyordu. Ayasofya önemli bir anıt olduğu kadar aynı zamanda ülkemiz ve dünya fotoğrafçılarının da ilgi odağıydı. İşte böyle bu anıtsal mekan benim bu ülkenin duayen fotoğrafçısı Ara Güler’le tanışmama vesile oldu. Yıl 1987 idi ve Ara Güler Ayasofya’ya fotoğraf çekmek için gelmişti. Bu ünlü isimle tanışmak beni fazlasıyla mutlu etmişti. O yıl çevremdeki insanlara Ara Güler’le tanıştığımı gururla anlatıyordum. Süreç içerisinde gerek Ayasofya’da gerekse Galatasaray’daki kendi mekanında bol bol sohbetlerimiz oldu.

Ara Güler’e “Bende fotoğrafçı olmak istiyorum” dediğimde, cevaben “Ne yapacaksın fotoğrafı çocuk, git pazar yerinde limon sat” demişti.

Galiba bu ifadeyi bugün daha iyi anlıyorum. Güler, sanıyorum bu sözleriyle fotoğrafın zorluğunu dile getirmek istemişti. Ünlü Fransız portre fotoğrafçısı Nadar “Fotoğraf olağanüstü bir keşif, en üstün zekâları meşgul eden bir bilim, en basiretli ruhları bileyen bir sanattır. Su katılmamış salaklar bile fotoğraf çekebilir. Fotoğraf kuramı, bir saat içinde; uygulamaya dair ilk bilgiler ise bir gün içinde öğrenilir… Öğrenilmeyen şey ise size söylemeliyim ki, ışık duygusudur” diye hem fotoğrafın farklılığını hemde zorluğunu eksiksiz tanımlamıştır.

İşte Ara Güler fotoğraflarında Nadar’ın ifadesinde kendini belli eden farklılık ve zorluğu görüyoruz. Bugün fotoğraf adına geriye dönüp baktığımızda ses getiren güzel işlerde hep Ara Güler imzası var.

Henri Cartier Bresson için “dünyanın gözü” nitelemesi ne kadar doğruysa Ara için “İstanbul’un gözü” yakıştırması da o kadar uygundur kanaatimce.

Onun 1950’li 60’lı yıllarda çektiği fotoğraflar birer ders niteliğinde; farklılık, tarih ve duygu yüklüdür. Aynı zamanda bir dönemin imzası konumundaki Ara Güler’in birkaç fotoğrafını kendimiz için yorumlayalım.

Yağ İskelesi Hamalları Fotoğrafı

Yağ İskelesi Hamalları Fotoğrafı: Sol alt köşeden diyagonal gidişat fotoğrafa dinamizm etkisi veriyor. Sağ önde ayakta duran şahıs ve arkasındaki dörtlü sohbet grubunun diyagonal gidişteki çizgi kalınlığını oturanlarla incelterek devam etmesi fotoğrafın geri planı olan duvarın ayrıca sinema filmi perdesi görevi üstlenmiş gibi bir hava yaratması farklılığı ortaya koyuyor. Ayrıca fotoğraftaki ön bölümdeki şahısların kafalarındaki şapkalarıyla ritmik bir gidiş izleyiciyi direkt etki altına alacak düzeydedir. Bu, aynı zamanda perdenin açılışıyla sahneye konulan tiyatro oyununun başlangıcı gibi bir havada yaratıyor. Tiyatronun bu bölümünde 10 kişinin görev aldığı sahnenin ince detaylarına dikkat edersek grup sohbetleri, utangaç insan konumu ve tiyatroyu yönetene (fotoğrafçıya) sohbetleriyle ve bakışlarıyla talimat bekler durum olan insanlara ne demeli? Fotoğraftaki derinlik duygusu ise inanılmaz düzeyde. Aslında hikaye yazdıkça uzayacak nitelikte…

Ara üstadın İki Sandalye fotoğrafı

Ara üstadın İki Sandalye fotoğrafı: Deniz, vapur, iskele ve iki sandalye bir araya nasıl gelmiş. İşte marifet burada, akşamın alaca karanlığı, insanların günü sonlandırışı, bekleyiş, seyir ve dönüş yolları inanılmaz güzellikte anlatılıyor. İskele üzerinde duran iki sandalye belli ki oturanları ağırlamış ve manzarası güzel ortamda günün yorgunluğunu üstlerinden almış, sonra misafirlerine yol veren sandalyeler, gidenlerin vapurunu izler konuma gelmiştir. Bu fotoğrafta da derinlik hissi olağanüstü ve izleyiciyi alıp bir yerlere götürecek niteliktedir. Ara Güler’in fotoğrafları başlı başına roman ve hikâyeler yazılacak niteliktedir.

Fotoğraf: Kasım Gümüş

Ara Usta iyi ki seni tanımışım.

Yaptığın fotoğraflar; sanat ve fotoğraf severlerin belleğinde tazeliğini koruyor.

Yıldızlarla uyu Ara Usta.

Sonsuz teşekkürler.

Ekim 2019 / Tahsin Aydoğmuş

 

*******************                            **************************************                    *******************

Ara Güler ile ilgili haberler…

Uluslararası fotoğraf sanatçımız Ara Güler hayatını kaybetti.

 

 

Beyaz Tuval / Kısa Metraj / #kendisesinden / #iyihaftalar Sanat Programları ve sanat videolarını izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/c/pieceofartNEWS  adresinden sanata dair güncel haberleri de takip edebilirsiniz.

51 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

FARKLILIĞIN ADRESİ: ARA GÜLER için 1 yorum

  1. Altan Biket dedi ki:

    Tahsin Hocam eline sağlık. Çok keyifle okudum. Sen de AFK’nın gözü oldun, bizlere kol kanat gerdin, fotoğraf çekmenin yanında hayatın akışını izlemeyi, sorgulamayı öğrettin.

    Bu vesile ile Ara Güler’i saygıyla anıyorum.
    Paylaşım için teşekkürler.
    İyi ki varsın…

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle