Hoşgeldiniz  

Ankara’yı Sanat Vahasına Dönüştüren İsim: Bilgin Aygül

piece of ART News | 25 Mart 2019 | ArtAnkara 5. Çağdaş Sanat Fuarı - 2019, Etkinlikler, Genel Haberler, Röportajlar A- A+

 

Piece Of Art News olarak, 14-17 Mart 2019 tarihleri arasında yapılacak olan 5. Art Ankara Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’nı, Atis Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin Aygül ile konuştuk.

Fuarın gelişimi ve gelecekteki hedeflerine dair çok şey anlattı, biz ilgiyle dinledik, aynı ilgiyle okumanızı diliyoruz.

Dilşad Atasoy: Art Ankara Sanat Fuarı ile Ankara’da bir vaha oluşturdunuz adeta, her yıl binlerce ziyaretçinin gezdiği fuara bakıyoruz da, ne kadar ihtiyaç varmış meğer böyle bir oluşuma. İlkinden bu yana giderek artan bir ziyaretçi kitlesiyle, ilgi çeken bir fuar haline geldi. Sizden dinlemek istiyoruz, hedeflerinize ulaştınız mı?

Bilgin Aygül: Fuarların ilk yılları zor yıllarıdır. Art Ankara gerek katılımcılarından gerekse ziyaretçilerden aldığı önemli ve değerli destek ile sanat piyasalarında ve takvimlerinde yerini aldı diye düşünüyoruz. Gerçekten her sene daha fazla ziyaretçi ve artan bir ilgiyle karşılaşıyoruz. Geçen yıl 40.000’i aştı ziyaretçi sayısı. Bu bizi mutlu ediyor tabii. Fakat hedeflerimiz daha yüksek, her yıl gelişerek daha iyiye ulaşmaya çalışıyoruz. Art Ankara’nın sanat piyasalarında hem ulusal hem de uluslararası boyutta bir yer edinmesini hedefliyoruz.

Günsu Saraçoğlu: Fuara katılmak isteyen bir sanatçı nasıl bir yol izlemeli, bireysel olarak katılım mümkün mü?

B.A.: Bireysel katılım mümkün değil. Bu fuar galerilerin fuarı, yani katılım galeriler üzerinden yapılabiliyor. Bir galeri bir sanatçıyla katılabildiği gibi birden fazla sanatçıyla da katılabiliyor. Ankara’nın en önemli iki sanat derneği BRHD ve TÜSGAD ile de işbirliği halindeyiz. Art Ankara’nın yönetim kurulunda yer alıyorlar. Yani sanatçı ve sanat galerisi temsilcisi iki kurumun desteği söz konusu. Onların fikirlerini de alıyoruz. Galeriler üzerinden katılım konusunda hemfikiriz. Galeri de sanatçı da kendini tanıtmalı ve yaşamalı fuarlar sayesinde…

D.A.: Bizim gibi ülkelerde sanat ihtiyaç değil de lüks gibi görülüyor. Fuarlar bu anlamda sanatın yaygınlaşması, geniş kitlelere ulaştırılması, sanatçının ve eserlerin tanıtılması açısından önemli bir görev üstleniyor. Art Ankara’yı bu anlamda değerlendirir misiniz?

B.A.: Galeriler sergiler açarak, çeşitli sanat projeleri yaparak sanata ve sanatçıya destekte bulunuyorlar ama ziyaretçileri sınırlı tabii. Biz bu fuar aracılığıyla galerilerin daha geniş kitlelere ulaşmasını, ulusal ve uluslararası boyutta, sektörün diğer aktörleriyle daha yoğun bir ilişki ile anlamlı bir sinerji yaratmalarını sağlıyoruz. Hem galeriler hem sanatçılar kendilerini tanıtıp, daha çok sanatseverle ilişkiye geçebiliyor böylece. Ayrıca fuar süresince çok sayıda söyleşi, panel, gösteri gibi eğitici çalışmalar da yapılıyor. Öyle ki, Art Ankara artık Ankara halkının bir yıl boyunca, heyecanla beklediği önemli bir etkinlik haline geldi diyebiliriz. Yurt içinden ve dışından her yıl artan oranda ziyaretiçinin olması fuarın başarısı açısından çok önemli.

Gerçeği söylemek gerekirse sanat pahalı, lüks bir iştir ama yaratıcı düşüncenin, gelişimin itici gücüdür. Toplumların gelişmişlik düzeyinin önemli bir göstergesidir.

G.S.: Fuara Ankara dışından da çok sayıda galeri ve sanatçı katılıyor değil mi? Satışların her sene arttığını duyuyoruz. Tanıtım için ciddi çalışmalar yaptığınızı biliyoruz. Galerilerin katılımındaki süreklilik başarıyı gösteriyor aslında, bu sürekliliği sağlamak için neler yapıyorsunuz?

B.A.: Haklısınız, galerilerin katılımındaki süreklilik önemli, bu bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Galeriler hem kendilerini hem de sanatçılarını tanıtmak istiyorlar fuarda. Biz zaten sadece fuar süresince değil, bir yıl boyunca tanıtım çalışmalarına devam ediyoruz. Genel açılıştan bir gün önce VIP açılış yapıyoruz biliyorsunuz. Amacımız sanat eseri alıcılarını ya da alma potansiyeli olan kişileri, müzeleri, medyayı özel bir davetle fuarda konuk etmek. Biz fuarı daha iyiye ulaştırmak için emek harcadıkça, galeriler de düzenli olarak katılmak isteyecektir elbette.

Tanıtım geçmiş yıllarda daha çok ülke genelinde oluyordu bu yıldan itibaren komşu ve çevre ülkelerde çalışmalara başladık önümüzdeki yıllarda potansiyel tüm ülkelerde çalışmalara önem vereceğiz.

D.A.: Ankara, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana sanat alanında öncü ve önemli bir il olarak karşımıza çıkıyor. Fakat o parlak yıllarından sonra bir durgunluk olduğunu söylemek mümkündü. Fuar Ankara’nın bu durgun dönemine de bir canlılık ve umut getirdi, değil mi?

B.A.: Ankara, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren sanat alanında hep öncü bir şehirken, sonraki yıllarda giderek gerilemiş. Bu nedenle fuar, Ankara’lı sanatseverler için bir ihtiyacı gideriyor diyebilirim. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte İstanbul’da Mimar Sinan, Ankara’da Gazi Eğitim, sanat alanında çok önemli isimler yetiştirdiler. Biz Ankara’yı eski konumuna taşımak konusunda kararlıyız, umutluyuz. Bugün baktığımızda Türkiye’nin birçok yerinden çok sayıda galeri katılıyor fuara. Yıl içinde İstanbul’da iki önemli fuar olmasına rağmen, İstanbul’dan katılan galeri sayısı da oldukça fazla. Aynı zamanda sırf fuarı gezmek için Türkiye’nin dört bir yanından gelen sanatseverleri görmek bizi gerçekten umutlandırıyor, motive ediyor. Her yıl daha büyük istekle, heyecanla hazırlanıyoruz. İlk yıldan beri yabancı ülkelerden galeriler ve sanatçılar fuarda yer alıyor bu yıl 13 ülkeden galeriler ve 41 ülkenin Sanatçıları fuarda bizlerle olacak. Fuarın katılımcılarımız ve ziyaretçilerimiz için önemli bir moral desteği olacağını da düşünüyoruz.

G.S.: Yurt dışına baktığımızda çok büyük, uluslararası fuar organizasyonları görüyoruz. Birçok ülke sanatçısı ve galericisiyle bu fuarlara katılmak için çaba harcıyor. Türk sanatçılarının yurt dışına açılması için neler yapılmalı sizce? Bir de Art Ankara’yı uluslararası arenada önemli bir fuar haline getirme konusunda neler düşünüyorsunuz?

B.A.: Bu konuda en büyük destek devlet tarafından yapılmalı. Kültür ve Turizm Bakanlığı uluslararası fuarlara Türk sanatçılarının katılımını desteklemeli, fon ayırmalı. Sanatçı ya da galerici kişisel olarak bunu yapmak istese de, maddi, manevi her anlamda, altından kalkması zor oluyor. Dünyadaki büyük fuarlarda, büyük standlar alınarak Türk sanatçıların eserleri o platformlarda sergilenmeli. Turizm Bakanlığı Türkiye’yi tanıtmak için turizm fuarlarında nasıl yer alıyorsa, aynısı sanat alanındaki fuarlar için de yapılmalı. Art Ankara dahil tüm sanat fuarlarına devletin yatırım yapması, fon ayırması, bu fuarların kalıcılığı, gelişimi ve uluslararası açılımı açısından çok önemli.

Yabancılara sanat eseri satan galericilere aynen yurtdışından turist getiren seyahat acentalarına, yerli film satan, elektronik oyun satan firmalara sağlanan teşvikler verilmeli.

Unutmayalım ki sanayi üretiminde, teknolojide, ihracatta dünya devi olan Almanya’nın “madde in Germany” kelimesinin arkasında göz kamaştıran eğitim, kültür ve sanat yatar.

D.A.: Fuarlar aynı zamanda yeni ilişkilerin, kurulduğu yeni sanatçıların keşfedildiği, sanatçılarla sanatseverlerin bir araya geldiği alanlar. Koleksiyonerler fuarlarda yeni işleri topluca görme ve seçme imkanı buluyor ya da bulma umuduyla geliyorlar. Koleksiyonerlerin ilgisi nasıl fuara?

B.A.: Beş duyuya hitap eden, yaşayan organizmalar diye tanımlıyorum ben fuarları. Sanatçı, galerici, koleksiyoner, sanat tarihçisi, eleştirmen, akademisyen, sanatsever, sanat yayıncısı, hepsi birbiriyle tanışma şansını buluyor orada. Yani bir kesişim noktası ve bir araya gelme platformu… Biz burada sermaye ile sanatçıyı buluşturmak için aracılık yapıyoruz. İş adamlarını, sanayicileri davet ediyoruz. Hatta 2017’de fuarın alt teması olarak “İşe Giden Sanat” konseptini belirlemiştik. Amacımız sanatçıyı sanayiciyi ve ürünleri buluşturmaktı çok önemli sonuçlar aldık önümüzdeki yıllarda bu projeyi büyüterek farklı bir fuar haline getirmeyi amaçlıyoruz. Koleksiyonerlerin ilgisi de giderek artıyor Art Ankara’ya. Bu yıl Fuarın alt teması “kadın” sanatçılarımız bir çok proje hazırlıyorlar çağlar boyunca kadın, kadına yönelik şiddet gibi konularda…

G.S.: Sanatçılar fuara galeriler aracılığıyla gelebiliyor madem, o zaman sormadan geçmek istemeyiz. Galericilik konusunda neler söylemek istersiniz?

B.A.: Galericilik önemli bir meslek, boş zamanları değerlendirmek için yapılacak bir iş değil. Ciddi yatırım, birikim ve emek istiyor. Sanatçıyı seçip, ona yatırım yapacaksınız, destek olacaksınız, onu tanıtacaksınız. Sadece sergi açmak, resimleri duvarlara asmak galericilik değildir. Yaptığı yatırımı paraya çevirmek yine galericinin işidir. Yani galerici, hem sermaye hem emek koymalı yaptığı işe.

D.A.: Son olarak Art Ankara ile ilgili geleceğe dair planlarınızı, hedeflerinizi ve hayallerinizi de dinlemek isteriz.

B.A.: Art Ankara sponsorları olan bir fuar haline gelirse çok daha büyük başarılara imza atabilir diye düşünüyoruz. Kısa vadede hedefimiz ülkemizin, komşu ve çevre ülkelerin uzun vadede ise uluslararası sanat fuarları takvimlerinin aranan fuarlarından biri olması..

Art Ankara ya ilk günden beri inanan, destekleyen tüm katılımcı ve ziyaretçilerimize, medyaya teşekkür borçluyuz başarı varsa bu destek ve birlikteliktendir..

 

Bu güzel sohbet için teşekkür ediyoruz Bilgin Bey, biz de fuarın gerçekleşmesinde emeği geçen herkes için, sizin için, tüm sanatçı, galerici ve sanatseverler için beklentileri karşılayan bir fuar olmasını diliyoruz. Tüm hayallerinizin gerçekleşeceği Art Ankara fuarlarını yaşamanız, yaşatmanız dileğiyle…

 

 

Bu röportaj Yenigün Gazetesi’nin 11 Mart 2019 tarihli baskısında yayınlanmıştır.

 

130 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2017 Pieceofart Ajans Tüm Hakları Saklıdır .
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle